Psychological drama of the compelling relationship between a young French engineer and the girl he takes into his home after his wife has left him with their baby son.
A man living in the towering shadow of his aging father finds it difficult to start a new chapter in his life by marrying his girlfriend and moving to California.
Bir salgının dünyanın yarısını yok etmesinin üzerinden geçen on yılın ardından, bir baba ve kızı toplumdan uzak bir yerde yaşamaktadır. Adam, kadınların yok olmasına neden olan salgının başlarında doğan kızını sadece erkeklerin yaşadığı toplumda büyütmeye çalışır. Kızının erkek gibi görünmesini sağlayan ve onu insanlara erkek olarak tanıtan baba, erkek egemenliğindeki toplumda kızını korumak için zorlu bir mücadele vermek zorunda kalır.
Genç anneler için bir sığınma evinde barınan ve hepsi zorlu koşullarda büyümüş olan Jessica, Perla, Julie, Naïma ve Ariane, kendileri ve çocukları için daha iyi bir yaşam elde etme mücadelesi veriyor.
Binh, yaşadığı Vietnam kasabasından kaçmak zorunda kalan onyedi yaşında bir gençtir. Saigon şehrine gidip annesini bulmaya çalışan ve başarısız olan genç adam daha sonra bu arayışını kardeşi Tam ile birlikte kaçtığı Amerika'da devam ettirmekte kararlıdır. Ancak hayat onlar için oldukça zorlu bir yoldur. Malezyadan Amerika'ya uzanan bu yolculuk esnasında karşılaştıkları mülteci gemileri, esir kampları ve insanlık dışı durumlar bu zorlu yolculuğun soğuk gerçekleridir.
Romeo ve Juliette, birbirlerini ilk görüşte aşık olurlar, ve hemen evlenip çocuk yaparlar, ve kendileri gibi aşk evliliği yapmış ve çocuk sahibi olmuş milyonlarca anne babadan biri oluverirler. Ancak onlar diğerlerinden farklıdır, çünkü oğulları Adam'da bir anormallik vardır, hatta zaman geçtikçe bu anormallik daha da belirginleşmeye başlar. Ve korktukları başlarına gelir küçük Adam'da beyin tümörü bulunur. Bu teşhisin konmasıyla, Romeo ve Juliette, savaş ilan eder, hastalığa, ölüme ve çaresizliğe karşı kazanılmak üzere girilmiş bir savaş, ellerindeki tek ve en güçlü silah ise sevgidir.