Alfie, Helena'yı kaybolan gençliğini bulmak adına terk eder ve kendisinden oldukça genç bir kadın olan Charmaine (Lucy Punch) ile evlenmeye karar verir... Helena ise hayatını şarlatan bir falcının sözlerine göre yönlendirmeye başlamıştır. Mutluluğu evliliğinde yakalayamayan Sally çalıştığı sanat galerisindeki yakışıklı patronu Greg'e (Antonio Banderas) aşık olmuştur. Kocası Roy ise heyecan içinde son yazdığı romanına yayınevinden cevap beklemektedir... Fakat karşı pencereden kendisine bakan gizemli bir çift göz Roy'u hayatının aşkı Dia'yı (Freida Pinto) bulduğuna inandıracaktır. Mutluluğu bulmaya çalışan karakterlerimizin önüne her defasında problemleri çıkacak aşkı bulma çabaları onları sadece kalp ağrısına ve umutsuzluğa sürükleyecektir... Acaba aşk bir falcının sözlerindeki "Karşına uzun boylu esmer bir adam çıkacak" kehaneti ile mi kalacaktır... Hayallerimizdeki ilüzyonlar bizi hep komik durumlara mı düşürecek...
Gelecek vadeden bir müzisyen olan Devon şizofreni hastasıdır ve kardeşi Nick’in bakımına muhtaçtır. Ancak Nick’in karısı Olivia hamile kaldığında ikisi Devon’ın evden ayrılmasını sağlar. Hayatı bir anda altüst olan Devon bu sırada gizemli bir kadın olan Lucy ile tanışır. Birlikte zaman geçirdikten Devon ve Lucy birbirlerine açık olur. Devon, sevdiği kadının kardeşi ile tanıştırmak ister ancak buluşma zamanı Lucy gelmez. Lucy’nin evde de olmaması üzerine Nick, Lucy’nin kardeşinin hayal ürünü olabileceğinden şüphelenmeye başlar. Akıl sağlığını kanıtlamak zorunda kalan Devon, bu sırada Lucy’nin yazdığı bir notu bulur; benimle Sydney’de buluş. Devon, sevdiği kadını bulmak için destansı bir yolculuğa çıkar.
Everybody has always loved Jeanne. These days, she hates herself. Up to her ears in debt, she has to go to Lisbon and sell her mother’s apartment, who passed away one year ago. At the airport, she runs into Jean, a whimsical and somewhat intrusive former high school classmate.
A novelist is blinded in a car crash that killed his wife and several years later rediscovers his passion for life and writing when he embarks on an affair with the neglected wife of an indicted businessman.
Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.