Jake Taylor her şeye sahiptir. Güzel bir kız arkadaşı vardır, basketbol ve bira pong şampiyonudur ve herkes onu sevmektedir. Sonra, çocukluk arkadaşı intihar eder. Jake, arkadaşının hayatını kurtarmak için ne yapabileceğini merak etmeye başlar. Bir gençlik papazı ona, Jake'in Tanrı'ya ihtiyacı olduğunu söylemesi ile hayatı değişir ve böylece Jake Hristiyan olur. Ancak işler kontrolden çıkmaya başlar. Jake, bu noktadan sonra Hristiyan olmanın ve bir hayatı kurtarmanın ne anlama geldiğini anlamaya başlayacaktır.
Amber Appleton, bir otobüste yaşamaktadır. Annesinin erkek arkadaşının onları kovmasından sonra Amber, annesi ve sadık köpekleri Boby Big Boy ile birlikte, annesinin kullandığı okul otobüsü ‘Hello Yeloow’un arkasında kamp kurarlar. Umut ve iyimserlik prensesi olan Amber, kötü şeyleri kafasına takmamaktadır. O artık, alkolik annesi ve arkadaşlarının hayatını kurtarmaya odaklanır.
Lucas is a 17-year-old gay teenager coping with the sudden and unexpected death of his father in an accident that may or may not have been suicide. He views his life as a wild animal in need of taming. Between a brother settled in Paris and a mother with whom he now lives alone, Lucas will have to fight to rediscover hope and love.
Hapiste geçen 12 yılın ardından hayatına çeki düzen vermek için ninesinin yanına taşınan eski Amerikan futbolu yıldızı Eddie Palmer, sorunlu bir aileden gelen Sam adlı komşu çocuğuyla sıra dışı bir bağ kurar. Fakat Eddie’nin geçmişi yakasını bırakmayacak, yeni ailesiyle hayatını tehlikeye sokacaktır.
Growing up in a rural town filled with violent delinquents, Jack has learned to do what it takes to survive, despite having an oblivious mother and no father. After his aunt falls ill and a younger cousin comes to stay with him, the hardened 15-year-old discovers the importance of friendship, family, and looking for happiness even in the most desolate of circumstances.