Kızını büyüten bekar bir baba olan Max’ın hayatı, kendisine ölümcül bir beyin tümörü teşhisi konulmasıyla kararır. Bu durum üzerina adam, onları yıllar önce terk eden kızı Wally’nin hiç tanımadığı annesini bulmak ve hayatının geri kalanında bilmesi gereken her şeyi ona öğretmeye çalışmak için bir yolculuğa çıkar.
Royal Tenenbaum ve karısı Etheline’nin üç çocukları vardır: Chas , Richie ve Margot. Ve Çift bir gün ayrılma kararı alır. Oysa o güne dek; Chas çocuk sayılacak yaştayken emlak işine girmiştir ve uluslararası finans dünyasında neler olup bittiğini bilecek düzeydedir. Margot oyun yazmaktadır ve henüz dokuzuncu sınıftayken elli bin USD’lik Braveman Grant ödülünün sahibi olmuştur. Richie teniste küçükler şampiyonudur ve U.S. Nationals finallerini üç yıl üst üste kazanmıştır. Şimdi, genç Tenenbaum’ların tüm bu parlak hayatı üzerinden ihanet, başarısızlık ve felaket dolu 20 yıl geçmiş ve herşeyin sorumlusu olarak kabul edilen kişi, genellikle ailenin babasıdır. The Royal Tenenbaums, bir dahiler ailesinin ve bu ailenin birdenbire, umulmadık şekilde bir kış toplantısı için yeniden biraraya gelmesinin hikayesidir.
Mahkumun Kızı, yıllardır görüşmediği kızı Maxine (Kate Beckinsale) ve hiç tanımadığı torunuyla birlikte yaşama şartıyla 12 yıl hapis yattıktan sonra hastalığı sebebiyle serbest bırakılan Max'i (Brian Cox) konu alan güçlü ve cesur bir dramadır. Kızının kötü, uyuşturucu bağımlısı eski kocası yeniden ortaya çıktığında, Max'in karanlık ve şiddetli geçmişi, hiçbirinin peşini bırakmaz.
Blake Morrison""un kendi anılarını anlattığı "Best Seller" kitabından uyarlanan filmde bir baba ile oğul arasındaki derin sevgiyi iniş çıkışları ile anlatmaktadır.Genç Blake, zaman zaman geriye giden anılarında babası ile olan ilişkilerini düşünür ve geçmişte kalan babasıyla olan ilişkisini tekrar tekrar gözden geçirir. Karar verir ki hiçbir ebeveyn çocuklarının kötülüğünü istemez. Fakat ebeveynlerin çocuklarından yüzde yüz sorumlu olmadıklarını da anlar.
New York'ta oyun yazarı olan Sidda Lee Walker ne de Louisiana'lı aykırı bir kadın olan annesi Vivi, ilişkilerinde oluşan çatlağı onarmak için bir adım atıyordu. Hayır! Bu tam Ya-Ya Sisterhood'a göre bir işti. Rebecca Wells'in en çok satan kitabından peyazperdeye uyarlanan, yönetmenliğini Callie Khouri'nin (Thelma & Louise) yaptığı film, Vivi'nin ömür boyu kan kardeşi olmak için yemin eden arkadaşlarının yani Ya-Ya'ların alışılmışın dışında bir "müdahale" de bulunarak kızı ile annesini biraraya getirme çabalarını anlatıyor.
11 yaşındaki Skunk, şeker hastası ve havalı bir kızdır. Yaz tatili tatlı umutlar getirir Skunk'a. Ta ki komşuları Bay Oswald, sevimli ama rahatsız Rick'i tecavüzle suçlayıp dövene kadar. İşte o an Skunk'ın masum çağları damla damla azalmaya başlar. Evi, mahallesi, okulu onun için hain alanlara dönüşür; çocukluğunun tasasız belirsizliği yerini önce korkunç şüphelere ardından ani, nedensiz, neşeli bir keşmekeşe bırakır. Tanınmış tiyatro ve opera yönetmeni Rufus Norris'in ilk sinema filmi Koşulsuz Sevgi, Cannes'da Eleştirmenler Haftası'nın açılış filmiydi. Daniel Clay'in romanından uyarlanan filmin özgün müziklerinde Damon Albarn'ın imzası var...