In the Isthmus of Oaxaca, Binnizá: Guardians of the Clouds celebrates Indigenous creativity and storytelling, revealing how these traditions preserve cultural heritage for future generations.
Dedektif olan Mike Church, geçmişini hatırlamayan gizemli bir kadının işin içinde olduğu vakayı alınca, kendini gerilimli bir serüvenin içinde bulur...
Kayara, elçi olmak için mücadele eden genç bir kızın hikayesini konu ediyor. 16 yaşında bir İnka kızı olan Kayara’nın kaderinde İnka İmparatorluğu’nun ilk kız resmi elçisi olmak vardır. İnka İmparatoru’nun huzurunda gerçekleşen Elçi Yarışı’na katılan Kayara, gerçek kimliğini gizleyerek erkek gibi giyinir. Ancak çok geçmeden gerçekler ortaya çıkar. Cezalandırmanın eşiğinde olan Kayara, son anda çocukluk arkadaşı olan Prens Huscar tarafından desteklenir. Kayara’nın macerasına yardımcı olmak isteyen Prens Huscar, bu amaçla kadınların Çaski Elçileri'ne katılmasına izin veren bir kanun çıkartır.
My Spy, ciddi görünen bir CIA ajanına odaklanıyor. Ajan, gizli bir görev kapsamında bir aileyi gözetlemeye gönderilir. Ajanın kaderi ise dokuz yaşında olmasına rağmen yaşından olgun davranan ailenin kızı Sophie’nin ellerinde olacaktır.
Genç Peri Eleanor, sınıfında oldukça istekli bir öğrencidir. Hayatı boyunca insanların dileklerini yerine getirerek onların “sonsuza dek mutlu” olmalarını sağlamak için bir an önce eğitimini tamamlamak istemektedir. Bir gün ders sırasında öğrencilerden biri artık kimsenin sonsuza dek mutluluk kavramına ve dileklere inanmadığını, o yüzden hiç görev olmadığını söyler. Hatta bu durumda iyilik perileri, peri Diyarı’ndan alınarak Diş Perisi olarak görevlendirileceği ortaya çıkar. Duyduklarına inanamayan Eleanor, en büyük hayali olan Dilek Periliğinden vazgeçmek istemez. Bu yüzden dilek arşivlerinin tutulduğu odaya gizlice girer ve saatlerce yeni bir dilek olup olmadığını kontrol eder. Onlarca rafın arasında kenarda kalmış bir dilek notu bulur.
Diyalogsuz ve görsel anlatımıyla ön plana çıkan belgesel niteliğinde bir film olup, insanlık, doğa ve medeniyet arasındaki ilişkiyi keşfeder. Dünya genelinde 6 kıtada, 24 farklı ülkede çekilmiştir. Baraka kelimesi Arapça kökenli olup "nefes", "hayat gücü" veya "bereket" anlamına gelir. İnsanlığın doğa ile olan bağını, modern dünyanın getirdiği değişimleri ve insanın kendine verdiği zararları gözler önüne seren bir sanat eseri olarak kabul edilir. Herhangi bir anlatıcı veya diyalog kullanmadan, yalnızca görüntüler ve müzik aracılığıyla derin bir hikâye anlatır. Doğanın saf güzelliği ile insan eliyle yaratılan kaos arasındaki karşıtlığı vurgulayan film, izleyiciye düşündürücü bir deneyim sunar. Her sahnesi ustalıkla çekilmiş olan Baraka, sinematografi açısından büyüleyici bir başyapıttır ve insanlık tarihine dair güçlü bir mesaj vermektedir: Doğa ile uyum içinde yaşamayı unutan bir medeniyet, kendi kendini yok etmeye mahkumdur.