Mavi Göl'ün devamı olan Mavi Göle Dönüş'te dul bir kadın olan Sarah, kızı Lilli ve 1980 versiyonundaki aşıkların yetim bıraktığı Richard ile birlikte bir adada mahsur kalır. Sarah ölünce Richard ve Lilli beraber büyürler ve zamanla birbirlerine aşık olurlar. Kendi hallerinde adada mutlu bir yaşam sürerken adaya gelen korsanlar yüzünden medeniyetle tanışmak zorunda kalırlar ve mutlulukları tehlikeye girer.
1950'lerde Amerika'da siyahi bir kadın olan Henrietta Lacks'e kanser teşhisi konur. Kendisinden habersiz alınan ve üzerinde araştırma yapılan kanser hücrelerinin ölümsüz olduğu farkedilir. Henrietta Lacks hücreleriyle bilim ve tıp dünyasına ışık tuttuğundan habersiz bir şekilde hayatını kaybeder...
Bir adam düşünün... Ömrü boyunca modern kent çevresinde yaşamış; 747'lerle dünyayı dolaşmış ve sürekli bilgisayar ortamında çalışarak yaşamını sürdürmüş. Ve bir gün bindiği uçak denize düşünce Fiji'de ıssız bir adada dört yıl tek başına yaşamak zorunda kalmış. Adada tek başına yaşayan bu adamın bilinç düzeyi tümüyle değişir mi yoksa modern dünyaya dönünce yine aynı kişi mi olur? Hayatının dönüm noktası olan bu olay yaşanmadan evvel sadece işine gömülü bir hayat sürdüren, kız arkadaşı dahil çevresinde sevdiği herkesi ihmal eden bu adam için eski hayatını sürdürmek mümkün olacakmıdır? Yoksa önünde yepyeni bir hayat mı durmaktadır?
İki arkadaş Junpei ve Kanta’nın 2. Dünya Savaşı’nın ardından Shikotan adasındaki hayatını konu ediniyor. Dünyanın bir ucundaki bu adada Junpei ve Kanta dil, kültür farklılıkları ve tarihin dalgalarının arasında ilginç bir dostluk kuracaklardır. Birbirine her fırsatta destek çıkmaya çalışan çocuklar için siyasi gerçekler yüzünü gösterecektir * Gerçek bir yaşam öyküsüne dayanmaktadır.
Hereafter' (Ahiret) ölümle farklı yollarda bağlantısı bulunan üç kişinin hikayesini anlatıyor. Amerikan işçi sınıfına bağlı olan George (Matt Damon)'un ölümden sonraki hayatla özel bir bağı bulunmaktadır. Ancak George bu bağı taşımak zorunda olduğu bir lanet olarak görmektedir. Fransız gazeteci olan Marie(Cecile De France) bütün dünyasını sarsan ölümcül bir durum yaşamıstır. Ölmüş ve tekrar hayata dönmüştür. Ve Londra'da ailesi dağılmış bir çocuk olan Marcus ikiz kardeşini kaybedince umutsuzca onu aramaya başlamıştır. Tesadüfler ya da kader ne derseniz artık onları Londra'da buluşturacaktır.
Kentucky'nin küçük bir kasabasında, iki kızınının geçimini sağlamak için mücadele eden dul Ed Schmitt ile tanıştığında hayatında yeni bir amaç bulan Sharon Steves'in hikayesini konu ediyor. Ed’in küçük kızınını karacaiğer nakli için beklediğini öğrenen Sharon, onlara yardım etmeyi kafasına koyar ve bunu yapmak için dağları yerinden oynatır. Ortaya çıkan şey, inancın, gündelik mucizelerin ve sıradan meleklerin ilham verici hikayesidir.