Louvre'dan Palais de Buckingham'a, Paris'in göbeğinden La Rochelle'in merkezine kadar... Din savaşlarıyla bölünmüş ve İngiltere'nin istilasıyla tehdit edilmiş bir krallıkta, bir avuç erkek ve kadın kılıçlarını geçecek ve kaderlerini Fransa'nınkine bağlayacaktır.
Mincayani (Louie Leonardo) adlı bir savaşçı ile bağlı olduğu Waodani kabilesi Ekvator’da Amazonun derinliklerindeki bir havzada yaşamaktadırlar. Genç adam yağmur ormanlarında büyümüştür, ancak kavgacı Waodani kabilesinin efsanevi mızraklarıyla intikam alma döngüsü onları yok olmanın eşiğine getirmiştir. 1956 yılında aralarında Jim Elliot (Sean McGowan) ve Nate Saint'inde (Chad Allen) bulundugu 5 genç misyonerin Waodani kabilesi tarafından mızraklandıkları zamanda gerçekleşen bir seri olaya tanık oluyoruz. Sonraki süreçte sadece misyoner ailelerin değil, Minciyani'nin de hayatı inanılmaz bir şekilde değişmeye başlar. Gerçek bir hikayeden esinlenerek yapılan filmde insanın geçmişten geleceğe yaptığı değişim yolculuklarından birinin farklı bir öyküsü anlatılıyor..
Alexandre Dumas'nın romanının iki bölümlük film uyarlamasının ikincisi. Constance, D'Artagnan'ın gözleri önünde kaçırılır. Onu kurtarmak için çılgınca bir arayışa giren genç silahşör, gizemli Milady de Winter ile güçlerini birleştirmek zorunda kalır. Ancak savaş ilan edilmiş ve Athos, Porthos ve Aramis çoktan cepheye katılmışken, geçmişten gelen korkunç bir sır tüm eski ittifakları paramparça eder. Kral, Kardinal Richelieu'nun kontrolü altına girdikçe, D'Artagnan ve Silahşörler kaostan önceki son kalelerdir. Ancak ülkeyi ateş ve kılıçla tehdit eden bir komplonun içine çekildiklerinde kader onlara korkunç bir seçim sunar: Görevlerini tamamlamak için sevdiklerini feda etmek zorunda kalacaklar mıdır?
Gerçek bir hikâyeden uyarlanan film, 1944 yılında ABD saldırısına karşı savaşmak için Filipinler’deki bir adaya gönderilen Japon askeri Hiroo Onoda’yı konu alıyor. Japonya teslim olduğunda, ormanda hayatta kalmak için eğitilmiş olan Onoda, teslim olmayı reddeder ve kendi savaşını sürdürür.