Kimler oynuyor. Birine dokun, başka nelerde oynadığını gör.
Bunu izleyenlerin sonra izlediklerinden seçildi.
Film6.1İzleyiciyi bu kadar iyi hissettiren nadir filmlerden biri olan KADIN DEDİĞİN, küstah enerjisi ve olanca sevimliliğiyle, coşkulu ve komik bir yapıt. Los Angeles'ın doğusunda yaşayan, Meksika göçmeni bir ailenin kızı olan 18 yaşındaki tombul Ana'nın önünde parlak bir gelecek vardır. Ailesinde üniversiteye gitmeyi hayal edebilen ilk kişidir, ama ablası Estela'nın giysi atölyesi eldeki işleri yetiştiremeyince, Ana bir dizi şık elbise siparişinin zamanında teslim edilmesi için gönülsüzce yardıma koşar. Kendisininkinden çok farklı hayatlar süren kadınlara havalı kıyafetler dikmek için harcanan onca emek onu sinirlendirir. Hem hayallerine, hem de vücuduna dar gelecek giysilerdir bunlar. Atölyede ter dökerek geçirdiği uzun saatlerin ardından, Ana ablasının çalışkanlığını ve yeteneğini takdir etmeye başlar. O da atölyedeki kadınlara vücutlarındaki kıvrımları sevmeyi ve kendilerini diğerlerinden farklı kılan her şeyin kıymetini bilmeyi öğretir.
Film5.9Büyüleyici ve seksi Paris, 1969.... 2001 yılı başlarında bir grup asinin sahip olduğu gizli silahı elde etmek için tehlikeli göreve gönderilen kadın süper casusun nefes kesen macerası... Bilim kurgu tarzı bu filmin setinde yönetmenin Seksi gizli ajan Dragonfly (Angela Lindvall) karakterini oynayan aktrise olan tutkusu ve ön yargısı neticesinde filmin sonu gelmez. Genç Amerikan çaylak film yönetmeni Paul (Jeremy Davies)'u filmde yaşamını belgelemek bütün dürüstlüğü ile bu düşük bütçeli filmi bitirmek için davet edilir ve ona yaşamının şansı verilir. Bütün sorunlara rağmen filmin bütün yetkilerini almayı başarır. Süper bir casus filmi yapmak için bütün inancı ile filme başladığında güzel ve seksi oyuncusunu ayartmak ve hayal gücünün ötesinde ki macerada ona katılmak için bütün riskleri alarak yeni işini tehlikeye sokar.
Film6.7An aspiring young filmmaker gets involved with an eccentric gangster for the financing of his first film.
1992 · 100 votes
Film7.6Steven Spielberg'in kendi çocukluğundan izler taşıyan bu film, II. Dünya Savaşı sonrasında, Arizona'da mütevazı bir ailede büyüyen Sammy Fabelman'ın, sinemanın büyüsüyle aile içerisinde yaşanan gelgitlerin üstesinden gelmeye çalışmasını konu ediniyor.
Film6.4Bu şaşırtıcı psikolojik gerilim bir devlet hapishanesinde 26 mahkumun kobay olarak seçilmesi, mahkum ve gardiyan rollerini paylaşmaları ve bir simülasyon oluşturmaları üzerine. Günler geçtikçe oyuncular rollerini gerçekle karıştırmaya başlayacaklar. Güç, tahrik ederken gerilim artacak ve deney kontrolden çıkacak!
Film7.5Jim Carrey, 1999'da "Man on the Moon" filminde kült komedyen Andy Kaufman'ı canlandırmış ve büyük övgüler almıştı. Ancak filmin set arkası da bir o kadar etkileyiciydi. Kaufman'ın ailesi ve arkadaşlarının eksik olmadığı kalabalık film setinde Kaufman ya da onun sıklıkla kullandığı salon şarkıcısı alter ego karakteri Tony Clifton olarak dolaşan Carrey'nin role adanmışlığı ve inandırıcılığı o kadar yüksekti ki, set aralarında bile rolden çıkmıyor ve set ekibi Carrey'ye seslenirken, o gün yansıtmayı seçtiği karaktere göre "Tony" ya da "Andy" diye hitap ediyorlardı. Carrey'nin adanmışlığı 100 saatlik set görüntüleri arasından ayaklanan ve röportajlarla zenginleştirilen bu belgeselde ortaya konuyor. Carrey 18 yıl aradan sonra geriye dönüp bakarak kendi hayatı ile Kaufman arasındaki paralellikleri, Andy ve Tony karakterlerini canlandırırkenki deneyimlerini ve kariyerindeki süreci seyircilerle paylaşıyor.
2017 · 752 votes
