Arttırılmış gerçeklik göz merceklerinin kullanıldığı yakın bir gelecekte, agorafobiden muzdarip olan genç bir adam hayatının her yönünü bir oyuna dönüştüren gizemli bir yapay zekâ ürünüyle karşılaştığında beklenmedik bir dönüşüm yaşar.
Young teen girl Xiu Xiu is sent away to a remote corner of the Sichuan steppes for manual labor in 1975 (sending young people to there was a part of Cultural Revolution in China). A year later, she agrees to go to even more remote spot with a Tibetan saddle tramp Lao Jin to learn horse herding.
The story of Valerie Solanas, a '60s radical who preached misandry in her "SCUM" manifesto. She wrote a screenplay for a film that she wanted Andy Warhol to produce, but he repeatedly ignored her. So she shot him.
Gerçek bir hikayeyi temel alan The Best of Enemies, sözünü sakınmayan insan hakları savunucusu Ann Atwater (Taraji P. Henson) ve düzenlenen bir topluluk zirvesine isteksizce eş başkanlık etmek zorunda kalan yerel Ku Klux Klan lideri C.P. Ellis’in (Sam Rockwell) beklenilmedik ilişkisine odaklanıyor. 1971 yılında Durham, Kuzey Karolina’daki okulların ırk ayrımının kaldırılması üzerine düzenlenen zirvede yaşananlar, Durham, Atwater ve Ellis’in hayatını sonsuza kadar değiştiriyor.
While investigating the global phenomenon of caste and its dark influence on society, a journalist faces unfathomable personal loss and uncovers the beauty of human resilience.
1914 yılının Amerika'sında yasadışı işler yapan bir küçük serserinin öyküsü.Sevdiği kızla evlenerek tövbekar olan ve bir zamanlar kullandığı tabancayı çete reisine veren adam, bu gangsterin, terk ettiği bir kadın tarafından aynı silahla vurulması üzerine suçlanarak hapse düşer, idam kararı alınır....16 hafta süren çekimleri ile zamanının rekor ücreti 40 bin dolara mal olan filmin babil bölümü en gösterişli ve nefes kesici bölümü olarak sinema tarihine geçmiş, bu sahnenin çekimi sinema tarihine geçen buluşlar sayesinde mümkün olmuştur.
Seçkin festivallerden ödüllerle dönmüş bir yapım ve gerçek bir yaşam öyküsü… Güney Afrika'da yaşayan 10 yaşındaki Sandra (Sophie Okonedo) tipik bir yerli gibi görünmektedir Ancak anne-babası beyazdır; ancak atalarının kökleri, siyahi ırka dayanmaktadır Sandra, beyaz tenli ağabeyinin eğitim gördüğü yatılı okula gönderilir Fakat 'renkli' olduğu için okuldan kovulur Sandra'nın babası Abraham (Sam Neill) bu karara karşı çıkar ve mahkemeye başvurur Bu olay uluslararası bir skandal haline gelir Sandra, ilerleyen yıllarda da ırkçılık sorunuyla sürekli mücadele etmek zorunda kalacaktır.