Binh, yaşadığı Vietnam kasabasından kaçmak zorunda kalan onyedi yaşında bir gençtir. Saigon şehrine gidip annesini bulmaya çalışan ve başarısız olan genç adam daha sonra bu arayışını kardeşi Tam ile birlikte kaçtığı Amerika'da devam ettirmekte kararlıdır. Ancak hayat onlar için oldukça zorlu bir yoldur. Malezyadan Amerika'ya uzanan bu yolculuk esnasında karşılaştıkları mülteci gemileri, esir kampları ve insanlık dışı durumlar bu zorlu yolculuğun soğuk gerçekleridir.
Kızını büyüten bekar bir baba olan Max’ın hayatı, kendisine ölümcül bir beyin tümörü teşhisi konulmasıyla kararır. Bu durum üzerina adam, onları yıllar önce terk eden kızı Wally’nin hiç tanımadığı annesini bulmak ve hayatının geri kalanında bilmesi gereken her şeyi ona öğretmeye çalışmak için bir yolculuğa çıkar.
Rory MacNeil, a rugged old Scotsman, reluctantly leaves his beloved isolated Hebridean island and travels to San Francisco to seek medical treatment. Moving in with his estranged son, Rory sees his life transformed through a newly found bond with his baby grandson.
A middle-aged man, Pietro, becomes a widower and must take care of his daughter. He will never have the time to delve into his own pain, committing himself to raising his daughter with love and dedication, in an all-encompassing relationship in which one heals the other's wounds through his own. When, after a few years, he tries to start a new life with a new partner, not everything will go as hoped: his daughter's reaction will be exaggerated and Pietro will be put to the test. He will find himself struggling between anger and paternal instinct.
A man living in the towering shadow of his aging father finds it difficult to start a new chapter in his life by marrying his girlfriend and moving to California.
Küçük bir çocuk babasıyla beraber Avustralya’yı bir uçta bir uca gezeceği bir yolculuğa çıkar. Yolculuk her açıdan sıkıntılı geçmektedir; yolculuğun zorlukları dışında, peşlerindeki polis de sıkıntı yaratmaktadır.