Bunu izleyenlerin sonra izlediklerinden seçildi.
Film6.9İngiltere’nin 80’li yıllarda, şiddet dolu davranışlarından ötürü en popüler mahkûmlarından biri olan Michael Peterson’ın gerçek yaşam öyküsünden uyarlanan film, 19 yaşındaki genç Michael’ın çok çabuk öfkelenen karakter çizgileriyle başlıyor.Dünya üzerinde isminin kalıcı olmasını isteyen Michael’ın aklına bir gün postane soymak fikri gelir ve eline aldığı silahıyla hiç düşünmeden bunu gerçekleştirir. İlk olarak 7 yıl olarak kararlaştırılan hücre hapsi, hapishane içerisindeki uygunsuz hareketleri sonucunda 34 sene olur.Tüm bu seneler boyunca Peterson’ın aklı, yarattığı ‘Charles Bronson’ karakterinin kontrolündedir. Bronson’ın aklındaysa popüler kültürün dokunaklı sonu vardır. 21. yüzyılın ‘Otomatik Portakal’ı olarak nitelendirilen film, yüksek şiddet içeren sahneleriyle de adını duyurmakta.
2009 · 2.8K votes
Film8.0Jack ile annesi, 5 yıl boyunca tek odada hayatlarını sürdürmek zorunda kalmıştır. Hiç dışarı çıkamadıkları için, 5 yaşındaki Jack bütün hayatı bu odadan ibaret sanmaktadır. Fakat günün birinde kurtuldukları zaman, küçük Jack’in keşifleri oldukça sarsıcı olacaktır.
Film6.1Christopher Lambert'ın canlandırdığı eski asker John Brennick ve eşi Karen, geleceğin ABD'sinde uygulanan "tek çocuk" politikasını ihlal ederek hapsedilir. Kaybettikleri ilk çocuğun ardından yeniden hamile kalan Karen ile birlikte, dünyanın en gelişmiş cezaevi olan "Forttess"e gönderilirler. 30 kat yerin altına inşa edilen bu hapishane, mahkûmların vücuduna yerleştirilen "intestinator" cihazları ve kaçışı imkânsız tasarımıyla ünlüdür. Brennick, masumiyetini kanıtlamak ve ailesini kurtarmak için bu teknolojik cehennemden kaçmaya çalışacaktır.
Film7.5During the last years of Pinochet's military regime, a group of militants from the "Manuel Rodríguez Patriotic Front" plan a prison break of political prisoners, through a tunnel that will take them 18 months to dig.
2020 · 115 votes
Film7.21940 yılında Fransa’da II. Dünya Savaşı’nın ilk işgalleri yaşanmaktadır. Genç ve güzel bir kız olan Lucile Angellier, üvey annesinin evde gözetiminde, savaşta esir düşen babasından haber almak için beklemektedir. Bir yandan Paris’ten gelen savaş mültecileri küçük kasabaya yerleşmeye çalışırken, diğer yandan Alman askerleri kasabalıların evlerini bir bir işgal etmeye başlar. Lucile evlerine yerleşen Bruno von Falk adlı yakışıklı askerden, başlarda hiç hoşlanmaz ve kendisini geri çeker. Fakat günler ilerledikçe iki genç arasında aşka sürüklenen bir çekim oluşur. Ama karşılarında savaşın en trajik yüzü durmaktadır.
Film6.3Herşeyin teknolojik otomasyona bağlı oduğu ve herşeyin otomatik olarak kontrol edildiği cezaevinde sıkışıp kalmış bir adamın, dışarıya kaçmak ve dış dünyaya geri dönebilmek için bir bilgisayarn yardımına ihtiyacı vardır.
Kimler oynuyor. Birine dokun, başka nelerde oynadığını gör.
