Three men are united around the coffin of a woman they have never seen before. They have been summoned to the morgue by their old school-friend, now a factory boss, who promised the old, lonely lady a decent funeral.
Trevor Reznik bir fabrikada işçidir. İşi sadece tekdüze değil, aynı zamanda yıpratıcı ve çok da gürültülüdür. En ufak bir dikkatsizliğin korkunç bir kazayla cezalandırılacağı türden bir iştir. Oysa Trevor, hiçbir şeye konsantre olacak durumda değildir çünkü bir yıldır hiç uyumamıştır. Trevor gecelerini, Marie adlı garson kızla buluştuğu hava limanındaki kafe ile sokak kızı Stevie'nin apartman dairesi arasında gidip gelerek geçirmektedir. Trevor'ın tuhaf hayatı bir de evindeki buzdolabının üzerinde şifreli mesajlar bulmaya başlayınca iyice esrarengiz bir hal alır.
Aile üyelerinin kaybından sonra, Linda ve walter kaderleriyle mücadele etmeye çalışırlar. Görünmez bir bağ boyunca birbirlerini ve ortak kaderlerini bulup, acı ve hayal kırıklığıyla dolu bir aşk başlatırlar.
Orta yaşlı Chicago’lu mimar Staurley Kracklite ve kendinden oldukça genç karısı, pek tanınmayan Fransız mimar Etienne-Louis Boullee’nin yapıtlarının tanıtılacağı bir sergi için Roma’ya gelirler. Ancak daha ilk geceden, karısı Louise ile sevişirken dayanılmaz mide ağrılarına yakalanır.
“Freud’un bahsettiği biçimiyle ‘tekinsizlik’ filmin ruhuna cuk oturdu.” Simon her şeyden önce utangaç bir adamdır. İşyerinde herkesin unuttuğu, annesi tarafından küçümsenen ve rüyalarının kadını tarafından bir türlü fark edilmeyen bir adamdır. Dışlanmışlığını ve dünyanın ona kayıtsızlığını değiştirmek içinse elinden pek bir şey gelmemektedir. Ta ki, işyerine ona tıpatıp benzeyen James gelene kadar. James onun fiziksel olarak ikizidir ama karakter olarak tam zıttıdır. Kendine güveni, karizmatikliği ve kadınlarla çok iyi geçinebilmesiyle bir anda herkesin gözdesi oluverir.
Simon’ın tam da korktuğu gibi, James yavaş yavaş onun bütün yaşamını ele geçirmeye başlar. Dostoyevski’nin ‘Öteki’sinin oldukça yaratıcı bir uyarlaması olan film, kurduğu karanlık ve Kafkaesk atmosferle dikkat çekiyor. Richard Ayoade bu ikinci filminde, nev-i şahsına münhasır mizah anlayışıyla tedirgin edici ama oldukça da komik, daha önce pek görmediğimiz tuhaf bir dünya yaratıyor. Tek kelimeyle muhteşem!
Sovyetler Birliği, 1984. Bir kasabada, Komünist Parti liderinin kızı, gece kulübünden çıktıktan sonra hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolur. Aynı akşam, kasabanın dışında bir cinayet işlenir. İki vaka da, aynı komiser tarafından araştırılmaktadır.
Yıldızı sönmekte olan seksi ve karizmatik İngiliz Holywood yıldızının en yakın arkadaşının ölümünü telefonda duyması ile hatıralara dalarak izleyici 1970lerin İngiltere'sinde bir sahil kasabasına götüren bir yapıt.