1920'lerin kırsal kesim Amerika'sında bir din tacirinin hikâyesini anlatıyor. Din ve inancın çıkar amaçları yönünde sömürülmesi üzerine bu önemli film, Burt Lancaster ve Shirley Jones'a birer Oscar getirmişti. Ayrıca Jean Simmons, Arthur Kennedy ve şarkıcı Patti Page de var * Din, dindarlık, vaizlik üzerine yapılmış en iyi filmlerden biri, belki de en iyisi. Burt Lancaster coşmuş bu filmde. Jean Simmons da azize rolünde çok iyi. Espriler harika. Pek az akıcı filmden biri. Gerçi Hıristiyanlık üzerine ama evrensel bir yanı var.
İkinci Dünya Savaşı bitmek üzeredir. Almanlar, Fransa’da yenilmek üzerelerdir ve müttefikler güçler Normandiya çıkartması sonrası Ren Nehri üzerindeki bir köprüyü ele geçirmek için paraşütçü birliklerini sınıra indirirler. Fakat yapılan stratejik bir hata sonucu paraşütçüler köprünün çok uzağına indirilir. Market Garden adı verilen bu operasyon, bir takım yanlış istihbarat ve stratejiler sonucu tam bir felakete dönüşür. Çünkü askerler Alman Ordusu’nun en güçlü olduğu noktalardan birinin tam ortasına düşmüşlerdir. Cornelius Ryan’ın uzun araştırmaları sonucu yazdığı kitabından uyarlanan Richard Attenborough imzalı film, İngiliz FeldMareşal Bernard Montgomery’nin başarısızlıkla sonuçlanan planının müttefik askerlerini ne gibi bir zor durumla karşı karşıya bıraktığını anlatan İkinci Dünya Savaşı’na dair en gerçekçi savaş filmlerinden biri.
Dan Roman is a veteran pilot haunted by a tragic past. Now relegated to second-in-command cockpit assignments he finds himself on a routine Honolulu-to-San Francisco flight that takes a terrifying turn when disaster strikes high above the Pacific Ocean after the point of no return.
Auburn, Güney Dakota’da 3 hafta önce bir soygun yaşanmıştır. Yaşanan soygun 5 kişilik bir ekibin işidir. Polislerin sistemli çalışması ile soygunculardan 4’ü yakalanmış ve hapse atılmıştır. Ancak ekibin 5. üyesi kayıptır. Polis her yerde ekibin 5. elemanı olan yaralıdır ve kanundan kaçmak için ölümü bile göze almıştır. Ancak kurtarıcısı hiç ummadığı biri olacaktır. İşitme engeli bulunan küçük bir çocuk olan Wesley, yaralanan adamı güvenli bir sığınağa taşır. Orada yaralarını sarar ve iyileşmesi için başında bekler. Zaman içinde bu küçük çocuk ve tehlikeli kanun kaçağı arasında sıradışı bir arkadaşlık oluşur. Wesley iyileşmesine yardım ettiği bu gizemli yabancıya bir hayli bağlanmıştır. Ancak polis Wesley’nin kapısına dayanıp onu sorular sormaya başladığında asıl tehlike başlayacaktır. Bir taraf seçmek zorunda kalan Wesley, yeni arkadaşı için işleri daha da kötü hale getirme potansiyeline sahiptir...
After leaving a wealthy Belgian family to become a nun, Sister Luke struggles with her devotion to her vows during crisis, disappointment, and World War II.