"Konuşan Kadınlar", izole bir dindar topluluk içinde kendileri ve çocukları için daha iyi bir dünya yaratmak adına atılım yapmanın yollarını arayan bir grup kadını anlatıyor. Ya kalıp savaşılacak ya da gidilecek. Boş boş oturulmayacak.
Grace, çocukların kısa dönemli kaldığı bir yetimhanede çalışan, orada evlerinden alınmış kötü durumdaki çocuklar için elinden geleni yapmaya çalışan genç bir danışmandır. Her ne kadar kendi hayatını yaşamaya çalışsa da derinden yaralar almış çocuklarla ilgilenmek bunu kolaylaştırmamaktadır. Şimdi ise uzun süredir birlikte olduğu sevgilisiyle ciddi adımlar atmaya hazırlanırken onu derinden etkileyecek dönüm noktaları onu beklemektedir. Tüm bunlarla baş edebilmek için kariyerini ve daha da önemlisi kendisini tehlikeye atabilecek kararlar alması gerekecektir.
Bronx'taki St. Nicholas Kilisesi'nde Rahip Brendan Flynn, korkunun ve disiplinin gücüne yürekten inanan Rahibe Aloysius Beauvier'in ateşli bir şekilde savunduğu katı gelenekleri yıkmak için çaba göstermektedir. Sene 1964'tür ve ülkenin politik iklimindeki değişim rüzgarlarının kilise camiasını da etki altına alması gecikmez. Beyazların yönetimindeki bir okula ilk kez Donald Miller adlı siyahi bir öğrenci kabul edilmiştir. Geleceğe umutla bakan genç ve masum Rahibe James, Peder Flynn ile ilgili bir şüphesini Rahibe Aloysius ile paylaşarak Peder Flynn'ın, Donald'a karşı aşırı bir yakınlık gösterdiğini anlatır. Bu iddia ve suçlama üzerine harekete geçen Rahibe Aloysius, gerçeği ortaya çıkartmak ve Peder Flynn'ı okuldan attırmak için büyük bir mücadele başlatır. Bu mücadele hem kilise hem de okul üzerinde yıkıcı sonuçlar getirecektir.
Gerçek bir hikayeden uyarlanan Spotlight, taciz olayıyla gündeme gelen bir kilisenin kendini aklamaya çalışmasını ve bu tacizi aydınlatmaya çalışan Boston Globe gazetesi yazarlarını konu alıyor. Gazetenin yazarlarından oluşan “Spotlight” takımı, Katolik Kilisesi’ndeki taciz iddilarıyla ilgili eski defterleri deşer. Bir senelik araştırmaları sonucunda, Boston’ın üst düzey dini, yasal ve idari birliğine ait on yıllarca gizlenen gerçeklere parmak basılır.
Susie, 14 yaşında öldürülmüş ve cennete gitmiştir. Ölümünden sonra dünyada onsuz sürüp giden yaşamı, ortadan kayboluşuyla ilgili yorumlarını, ailesinin sevgili kızlarının canlı bulunması umuduna sarılmasını ve katilinin cinayetten kalan ipuçlarını yok etmeye çalışmasını takip eder. İstediği herşey düşündüğü an yerine gelmektedir ama dünyada da hayat sürerken Susie’de bir şekilde o hayata dahildir.