As an elderly man on his deathbed looks to give his name to one of his newborn grandsons, he's unable to acknowledge any of them. The three boys grow up with no name in the Syrian mountains, as they struggle to survive in a war-torn country.
Seçkin festivallerden ödüllerle dönmüş bir yapım ve gerçek bir yaşam öyküsü… Güney Afrika'da yaşayan 10 yaşındaki Sandra (Sophie Okonedo) tipik bir yerli gibi görünmektedir Ancak anne-babası beyazdır; ancak atalarının kökleri, siyahi ırka dayanmaktadır Sandra, beyaz tenli ağabeyinin eğitim gördüğü yatılı okula gönderilir Fakat 'renkli' olduğu için okuldan kovulur Sandra'nın babası Abraham (Sam Neill) bu karara karşı çıkar ve mahkemeye başvurur Bu olay uluslararası bir skandal haline gelir Sandra, ilerleyen yıllarda da ırkçılık sorunuyla sürekli mücadele etmek zorunda kalacaktır.
Genç, hassas ve fevri bir adam olan Sam Ali, ülkesi Suriye’deki savaştan kaçarak Lübnan’a gider. Avrupa’ya gidebilmek ve hayatının aşkıyla yaşayabilmek adına, dünyanın en ateşli çağdaş sanatçılarından birinin, sırtına dövme yapmasını kabul eder. Kendi bedenini prestijli bir sanat eserine dönüştüren Sam, çok geçmeden bu kararın onu özgürlüğünden mahrum edeceğini anlar.
Boksör olan Lion, kardeşi Stan’ın bir suç patronuna olan borcunu ödeyebilmek için son kez bir dövüş turnuvasına katılmaya karar verir. Kardeşler bunun için ülkeyi dolaşmak zorunda kalır ve bu süreçte onlara beklenmedik biri eşlik eder. Stan, Lion'u hayatının dövüşü için eğitirken bir dizi olay kardeşleri parçalamakla tehdit eder ancak birbirlerine olan sevgileri ve daha iyi bir hayata kavuşmak için olan inançları onların bir arada yol almasını sağlar.
Parlak bir geleceği olan genç bir adam, neredeyse ölümcül bir kaza geçirir ve beklenmedik bir hayvan arkadaşının yardımıyla yeni hayatını yeniden yaratır.
Thomas Montgomery, a married father of two young daughters, gets seduced by the world of online gambling and chat rooms where a virtual romance and sexual obsession ultimately leads to the murder of an innocent man.