Gerçek olaylara dayanır, Fentanil (nam-ı diğer Fildişi Kral), hapishane çetelerinin elindedir. Oklahoma'da polis olan Layne West, 777 Karteli'nin ve liderleri Ramon'un peşindedir. West'in ergenlik çağındaki oğlu Jackʼin fentanil kullanmaya başlaması ve bunun yakınları üzerindeki yıkıcı etkileri davayı kişisel bir meseleye dönüştürür.
Takıntılı bir interpol ajanı olan Louis Salinger ve Manhattan Bölgesi avukatı Eleanor Whitman, dünyanın en güçlü bankalarından birine adaleti getirmeyi amaçlamaktadır. Kara para aklama, silah ticareti dahil birçok yasal olmayan işlemleri su yüzüne çıkarırlar. Salinger ve Whitman'ın araştırmaları, onları Berlin'den Milano'ya oradan New York'a ve son olarak İstanbul'a götürür. Kendilerini uzun soluklu global bir kovalamanın içinde bulurlar. Salinger ve Whitman'in terörü finanse etmeye devam eden bankanın amansızca peşini bırakmamaları, hayatlarını riske sokacaktır.
Bir parlamento üyesi, Cassius adlı Sovyet casusun izlerini taşıyan cinayete kurban gider. CIA, genç ajan Ben ile hayatını Sovyet casusu yakalamaya adamış dedektif Paul’den bir ekip oluşturur. Master tezini Paul’un Sovyet katili takibi üzerine hazırlayan genç Ben, Cassius’un tekrar ortaya çıktığından emindir. İkili suçları incelerken, Cassius’un hep olduğunu sandıkları kişi olmayabileceği fark ederler.
Zamanda geriye doğru ilerleyen kara mizah yüklü suç gerilimi, biri kendi erkek kardeşi olan üç banka soyguncusunun peşine düşen yerel şerifin öyküsünü anlatıyor.