Charlie (Eddie Murphy) ve Phil'in (Jeff Garlin) reklamcılık kariyerleri, bir projeyi berbat etmeleri sonucunda sona erer. Artık çocuklarını pahalı Chapman Akademisi'ne gönderemeyeceklerdir. Onlara da evde çocuklarına bakma görevi düşer. Görevlerinde başarılı olan ikili; bir yandan çocuk bakıp bir yandan da iş ararken, birşey keşfeder. Kendi çocuklarının yanına başka çocuklar da alıp para kazanma şansları vardır. Sonunda bir çocuk yuvası açıp rakip yuvanın öğrencilerini teker teker kendilerine çekmeye başlarlar. Tabii bu durum diğer yuvanın müdiresinin pek de hoşuna gitmez. Ne de olsa çocuklara bakmak kadınların işidir.
Orta yaşlı, huysuz bir baba ve iki yakın dostu, Y kuşağından CEO'ların ve güçlü anaokulu müdürlerinin değişen dünyasına ayak uyduramadıklarını görürler.
Birbirinden yaramaz yedi çocuğu olan Bay Brown eşini bir sene önce kaybetmiştir ve afacanlarla yalnız kalmıştır. Türlü yaramazlıkları ile babalarını çileden çıkaran bu çocuklara göz kulak olacak bir dadı bulmak nerdeyse imkansızdır. Maddi olarak da sıkıntı içinde olan Bay Brown'a ancak bir mucize gereklidir. Üstelik çocuklarına bakabilmek için para yardımı aldığı hala bayan Adelaide da yakın bir zamanda evlenmesini şart koşmuştur. Aksi takdirde biriken borçlarını en sert yoldan ödetmeye kararlıdır. Çaresiz Bay Brown kapıdan sihirli bir dadının geleceği günü beklemekten başka bir şey yapamaz.
Fedakâr bir ev erkeği, eşi ve çocukları seyahate gidince yıllardır ilk kez kendine vakit ayırır ve parti meraklısı eski bir arkadaşıyla çılgın bir doğum günü macerasına atılır.
Komedyen Nate Bargatze, satıcı Nate Wilcox'u; Mandy Moore ise eşi Katie'yi canlandırıyor. Nate ve üç çocukları için Katie kusursuz bir anne. Ancak evde geliştirdiği buluşu Shark Tank'te benzersiz bir anlaşma getirip onu uzun bir iş seyahatine çıkarınca, Nate evin (kelimenin tam anlamıyla) yıkılmasını nasıl önleyeceğini bulmak zorunda kalır. Baba çağına hoş geldiniz.