Kids filmiyle yeniyetmelerin ergenlik dünyasını ele alan ve tartışmalı bir film ortaya çıkaran yönetmen Larry Clark, benzer temalara sahip Bully'nin ardından Ken Park filmiyle gençlerin özel yaşamlarına geri dönüyor. Clark filmi Edward Lachman ile birlikte çekmiş. Yönetmenler, kameralarını Kaliforniyalı kaykaycı gençlere ve onların aileleriyle olan ilişkilerine çevirmişler. Ken Park, gençlerin birbirleriyle olan ilişkilerini ve aile yaşamlarını saptırmadan anlattığı için, şok edici bir yapım olarak nitelendiriliyor.
Bir çocuk aktörün fırtınalı çocukluk dönemini konu edinen filmde Otis, akli dengesi yerinde olmayan babasıyla büyük bir mücadele veriyor. Otis'in babası James, bağımlı olması nedeniyle rehabilitasyon merkezine yatmış ve tedavi olarak geri çıkmıştır. James sürekli olarak oğlunu tehdit ederek motive olmasını sağlıyordur. Otis büyür ve artık yalnızca babasından geriye kalan sorunlarla değil, kendi mental sorunlarıyla da başa çıkmak zorundadır... Honey Boy, Shia LaBeouf’un hayatını ve alkolik babasıyla yaşadığı sorunlu ilişkisini konu alıyor. Konusuyla dikkat çeken filmin en ilginç yanı ise Shia LaBeouf’un kendi babasını canlandırıyor olması.
Hollis, karısının ölümünün ardından iki oğluyla bir başına kalan ve günden güne alkol bataklığına saplanan yalnız bir adamdır. 13 yaşındaki oğlu Jacob, annesinin ölümünün yarattığı problemlerin de etkisiyle hayranı olduğu motorsiklet yarışları ve heavy metal dünyasının içinde kaybolmaya ve buradaki suç eylemlerine dahil olmaya başlar. İsyankar ve sorunlu karakteri, suçla tanışınca iyice kontrolden çıkar; işi, küçük kardeşi Wes'i de bu küçük suçlara ortak etmeye kadar götürür. Kaos içerisinde sürüklenen aile sosyal hizmetlerin dikkatinden kaçmaz ve yakın zamanda aile tamamen parçalanma noktasına gelir. Kat Candler'ın yazıp yönettiği filmin oyuncu kadrosunda Aaron Paul, Juliette Lewis, Tanner Beard ve Annalee Jefferies gibi isimler bulunuyor.
Hapiste geçen 12 yılın ardından hayatına çeki düzen vermek için ninesinin yanına taşınan eski Amerikan futbolu yıldızı Eddie Palmer, sorunlu bir aileden gelen Sam adlı komşu çocuğuyla sıra dışı bir bağ kurar. Fakat Eddie’nin geçmişi yakasını bırakmayacak, yeni ailesiyle hayatını tehlikeye sokacaktır.
Acımasız bir baba tarafından büyütülen Cash, hissettiği saldırganlığı MMA savaşçısı olmaya yönlendirir. Bu alanda başarı yakalayan ve popülerlik elde eden Cash, ikinci oğlu Williams Sendromu ile doğduğunda yeni bir meydan okumayla karşı karşıya kalır. Cash ringde para kazanmaya çalışırken büyük oğlu Jett, kardeşi Quinn'in bakıcısı olur. Jett, babasının kavgalı ayak izlerini takip edip, ringlere çıkmaya karar verdiğinde oyununa geçmeye karar verdiğinde aile dinamikleri değişir.
Tracy, iki örgülü, gelecek vaad eden, hâlâ ayıcıklarla ve Barbie bebekleriyle oynayan bir yeni ergendir. Fakat çevresinde sürekli cinsellik üzerinden yaratılmış bir atmosfer vardır; özellikle liseye başlamasıyla bu cinsellik söylemi, üzerinde büyük bir baskı oluşturmaya başlar. Tracy ilk başlarda, bu ortama uyum göstermekte zorlanır. Bir yandan Evie Zamora gibi çok popüler, bir manken kadar güzel ve çekici, kendini beğenmiş, tüm erkekleri peşinden koşturmayı başaran kızları anlayamamaktadır; bir yandan da onların dünyasına dahil olmak istemektedir. Evie'yle arkadaş olması, Tracy'nin olmayı hayal ettiği gibi biri olmasını sağlar, zamanla popüler olmak için neler yapması gerektiğini öğrenir ve herkesin ilgisini çeker. Ancak geçirdiği değişim sonucu, artık başka biri haline geldiğini, kendisine yabancılaştığını fark edecektir.