Linda çok güzel bir evde iki çocuğu ve onu seven kocasıyla yaşamaktadır. Mükemmel hayatı, bir gün kocasının trafik kazasında öldüğü haberiyle sarsılır. Ertesi sabah uyanıp kocasını yanında sağlıklı bir şekilde bulduğunda, yaşadıklarının bir rüya olduğunu düşünür. Kısa bir süre sonra aslında gördüklerinin rüya olmadığını anlar. Ailesini kurtarmak için zamana ve kadere karşı gözü dönmüş bir halde yarışır.
İntihar eğilimli bir üniversite öğrencisi ve doktoru bir anda kendilerini doğaüstü bir dehşetin içinde bulurlar. Eğer psikolog Sam Foster (Ewan McGregor) durduramazsa, Henry Lethem (Ryan Gosling) kendini 3 gün içerisinde öldürmeyi planlamaktadır. Henry rahatsız edici sesler duymakta ve dehşet verici görüntüler görmektedir; ancak hayal gücü nerede bitmektedir ve gerçeklik nerede başlamaktadır? Sam gerçekliği kaybettiğini fark ettiğinde kendini ölüm ve yaşam arasında cehennem gibi bir yerde bulur. Kız arkadaşının (Naomi Watts) yardımıyla Sam, çok geç olmadan Henry'yi bu kabustan uyandırmak için büyük bir mücadeleye başlar.
In the exact moment they hit rock bottom, four strangers are visited by a mysterious man who gifts them a week to see how the world would be without them.
İnzivaya çekilmiş bir adam olan Will, henüz doğmamış ruhlarla görüşür. Ruhlar, Will tarafından birçok teste tabi tutulur. Will, ruhların sahip olduğu en önemli ayrıcalık olan doğum için uygun olup olmadıklarına karar verir. Onun hayatı, bu zamana kadar tanıştığı hiçbir ruha benzemeyen Emma ile karşılaşmasıyla bambaşka bir hal alır. Will, Emma ile tanıştıktan sonra kendi varoluşuna bir yolculuk yapar.
Çocuğunu kaybettiği için acı çeken Vanessa, acısını azaltmak için; eşi ile birlikte göl evinde yaşamaya başlar. Orman gezisi sırasında tesadüfen paralel evren geçidini bulur. Bir süre durumu anlamaya çalışsa da; paralel evren geçişlerinin sınırsız olduğunu kısa sürede anlar. Keşfettiği geçitlerin; acısını azaltmanın veya yeni bir hayat kurmanın en kolayı olduğunu fark edecektir.
A man spends peacefully his days in hospital without too many worries. He has been hospitalized for a while but that condition seems like the best way to live his life, safe from everything and everyone, without responsibilities and problems of any kind. It feels really good in there and even if some of his ward companions feel trapped, for them he can also feel free like nowhere else. That precious routine runs smoothly until a new person is admitted to the same ward. She is a restless, angry companion, she accepts nothing of that condition, especially the unwritten rules. She is not willing to wait, she wants to leave that place better or even worse. She wants to live as she should or die, as happens to those who end up in there. He is overwhelmed by that fury, first trying to defend himself and then accepting something incomprehensible. That encounter will help him accept that if you choose to truly face your heart and your emotions, there is no possible repair.