Film, ayrılık kararı alan bir çiftin hayatına odaklanıyor. David, karısı ile boşanma aşamasında olan bir adamdır. Ayrılık kararı almış olsalar da David altı kişilik ailesini umutsuzca bir arada tutmaya çalışır. Bu sırada David ve karısı, artık başka insanlarla görüşebileceklerine dair bir anlaşmaya varır. Teoride bu düşünceyi kabul eden David, karısının yeni ilişkisine karşı bir mücadeleye girişir.
En son Before Midnight filmiyle izleyici karşısına çıkan Richard Linklater'ın senaryosunu yazıp yönettiği film, çıkış noktası olarak yakın zamanda boşanmış bir çiftin, Mason ve Olivia'nın hikayesine odaklanıyor. Sahip oldukları tek çocukları ise artık anne ve babasının bir arada yaşamadığı gerçeğine alışmak ve bu yabancı düzen içerisinde yaşamayı öğrenmek zorunda. Çocuğun 6 yaşında başlayan bu yeni tecrübesini 12 yıl boyunca sürecek olan bir büyüme evresine yayan yönetmen, bu süreç boyunca yaşananları beyaz perdeye aktarıyor.
Ebeveynlerinin boşanmasıyla birlikte zor zamanlar yaşayan Nicholas, dünyaya karşı ilgisizleşir. Artık eski gibi gülümsemeyen Nicholas, derslerine girmez ve yalan söylemeye başlar. Babasının yanına taşınan Nicholas, yeni ailesiyle yaşamaya başlamasıyla her şeyin yoluna gireceğini düşünür. Ancak taşındığında orada bulunmak istemediğini fark eder ve annesinin yanına geri dönmeye karar verir. Ancak Nicholas’ın annesinin yanına geri taşınma şansı var mıdır?
Büyük Buhran döneminde Ozark Dağları'nda geçen hikâyede Billy Coleman, iki av köpeği yavrusu satın alma hayalini gerçekleştirmek için iki yıl boyunca çalışır ve kazançlarını biriktirir. "Old Dan" ve "Little Ann" ile birlikte Cherokee topraklarının nehir yataklarında dolaşırken, macera ve trajedi dolu ezici zorluklarla karşılaştıkça Tanrı'ya olan güveni artar.
Billy Coleman works hard and saves his earnings for two years to achieve his dream of buying two red-bone coonhound pups. He develops a new trust in life as he faces overwhelming challenges in adventure and tragedy roaming the river bottoms of Cherokee country with his dogs, Old Dan and Little Ann.
Bekar bir anne olan Susan Carpenter (Naomi Watts), sivri dilli arkadaşı Sheila (Sarah Silverman) ile birlikte bir restoranda garson olarak çalışmaktadır. Küçük oğlu Peter (Jacob Tremblay) 8 yaşında ve oyun çağındadır. Her şeyi ve herkesi kendi benzersiz bakış açısıyla gözeten ise 11 yaşındaki büyük oğlu Henry’dir (Jaeden Lieberher). Küçük kardeşini sürekli koruyan ve annesinin en büyük destekçisi olan zeki Henry, ailede bir kuyrukluyıldız gibi parlamaktadır. Bir gün Susan, Henry’nin nazik sınıf arkadaşı ve yan komşuları olan Christina Sickleman (Maddie Ziegler)'ın tehlikeli bir sırra sahip olduğunu Henry’nin not defteri sayesinde keşfeder. Christina’nın üvey babası onu istismar etmektedir. Susan kızı kurtarabilmek için Henry’nin not defterine yazdığı talimatları izleyerek kendini çok büyük bir tehlikenin içine atar.