1960’lı yılların başlarında, İkinci Vatikan Konsili döneminde geçen filmde, genç bir kadın olan Rahibe Cathleen’in inanç ve kişisel özgürlük çatışmasına tanık olunacak. Rahibe Cathleen (Margaret Qualley), hemşire olmak için eğitim almış ve kendini Tanrı’ya adamıştır. Ancak bir süre sonra din konusunda kafası karışır ve kendi içinde cinsel kimlik ve din değiştirme gibi katı sınırları olan meseleler içinde boğulmaya başlar.
1964'te İrlanda'da 3 genç kız, aileleri ve kilise tarafından acımasız ve insanlık dışı Magdalene Manastırı'na gönderilirler. Burada suçlarının cezasını çekeceklerdir. Suçları bekar bir kadın olmak, güzel olmak, saf olmak, çok zeki olmak ya da sessiz kalmak istemeyen bir tecavüz kurbanı olmaktır.Günahları için çalışmaları gereklidir... Yılda 364 gün ve karın tokluğuna! Üstelik başlarına hiç ummadıkları şeyler gelecektir.
Kadınlara düşkün uyuşturucu bağımlısı bir polisin sıradışı maceralarını anlatan filmde, Harvey Keithel'ın performansı gerçekten görülmeye değer. Polis örgütünde görevli bir teğmen, uyuşturucu satar, hayat kadınlarıyla ilişki kurar ve genç kızları elde etmek için mevkiinden yararlanmak ister. Harvey tecavüze uğrayan bir rahibe ile ilgili soruşturmayı yürütürken kendi yaşam biçimini de sorgulamaya başlar. Büyük oyuncu Harvey Kietel'in adeta "one-man-show"a soyunduğu, oldukça sert ve sarsıcı bir film. Rüşvet alan, ahlaksız, üçkağıtçı, esrar bağımlısı ve kumarbaz bir polisin, sona doğru hızla yuvarlanışını anlatan film, epey tepki toplayan görüntüleri televizyonlarda epey makaslanmıştı. Tecavüze uğrayan bir rahibenin davasını araştıran polis kahramanımızın iç dünyasında yaptığı yolculuk gerçekten etkileyici...
İkinci dünya savaşı sırasında, Slovakya'da bir kasabanın üzerine savaş uçaklarından bırakılan bombaların nasıl olupta yere düşmediğine ve kimseye zarar veremediğine yalnızca 2 kişi tanık olmuştu. Küçük bir kızın içten yakarışları bir kasabanın yerle bir olmasını önledi. Yıllar sonra Amerika'ya yerleşen ve kendini Tanrıya, insanlığa adayan Helen O' Regan (Barbara Sokowa) hayata gözlerini yumduğunda, yaşadığı yörenin halkı O'nun azizlik mertebesine ulaştığına inandılar. Bu tür mucizelere inanmayan Frank (Ed Harris). yıllardır çürüttüğü azizlik öyküleriyle toplumu karşısına almıştır ve bu his ağır bir yük olarak omuzlarındadır. Yeni bir dava olarak karşısına çıkan Helen O' Regan'ın mucizeleri Frank'i kendi inançlarını sorgulamaya iter. Frank, kendi iç çatışmaları devam ederken, inançları uğruna amansız bir mücadele başlatır.
Joanna Crane (Kathleen Turner) gündüzleri işkolik bir moda tasarımcısıdır. Geceleri ise, China Blue adını alır ve Los Angeles sokaklarını arşınlayan edepsiz bir fahişe kılığına bürünür. Ancak peşinde bir özel dedektifin (John Laughlin) ve fanatik bir rahibin (Anthony Perkins’in inanılmaz oyunculuğu ile akıllara kazınıyor) olduğunu öğrendiğinde Joanna’nın, yozlaşmış ikili hayatını sürdürmesi zorlaşır. Çılgınca tutkuların ve kutsal takıntıların yönettiği bir dünyada, herhangi bir kadın en tehlikeli duygularını deneyimleyebilir mi?
Genç ve güzel bir kadın olan Francesca kocasının ani ölümu ile bir boşluğa düşer. En yakın aile dostları olan Cesare ise ona kur yapmaktadır, bu arada gelişen skandal olaylar Francesca'nın hayatını alt üst eder... Şehvetli dul Francesca rolünde sinema dünyasının güzeller güzeli Monica Bellucci yine sizleri büyüleyecek.