Montpellier: December 1976. At the funeral of Bertrand Morane, Genevieve (Fossey) observes the other mourners, all women once involved with him. The following is told in flashback.
Now in his thirties, Antoine Doinel is a divorced proofreader in love with a record seller. Colette Tazzi, now a lawyer, buys his first published autobiography, leading them to a chance meeting.
Beş kuruşu olmayan New York’lu Mathias (Kevin Kline), babasından miras kalan büyük bir apartman dairesini satmak için Paris’e gelir. Dairede yaşlı ve kibar bir kadın (iki Oscar ödüllü Maggie Smith) ve onun fazla koruyucu kızını (Kristin Scott Thomas, “İngiliz Hasta”) bulmak onu oldukça şaşırtır. Eski Fransız kanunlarına göre, Mathilde ölene kadar dairenin mülkiyetinin onun olamayacağını öğrenir. Benzersiz bir komedi, dram ve romantizm karışımı...
Altmışlardaki Harry Sanborn, kadınlarla ilişkilerinde hala genç olan, uslanmaz bir playboydur. Yeni kız arkadaşı Marin ile Marin'in annesinin Hampton'daki yazlık evine giderler ve orada Marin'in annesine yakalanırlar. Bu esnada Harry kalp krizi geçirir ve hastaneye kaldırılır. Bir süre hastanede kaldıktan sonra eski gücünü toplayana kadar Harry Marin'in annesinin evinde kalır ve Marin'in annesi gönülsüzce Harry'e bakmaya başlar. Başlarda birbirlerinden hiç hoşlanmayan Harry ve Erica, yalnız kaldıkları zamanlarda yavaşça birbirlerine ısınmaya başlarlar. Bu esnada Harry'in iki rakibi vardır; birisi Erica'nın kendisine aşık olan yakışıklı doktoru ve eski alışkanlıkları.
Filmde Irma adında bir sokak yosması hem boşvermiş hem de sokaktaki satıcısından çeken bir kadındır. Sokaktaki kadınlar çalışırken satıcıları para kazanmakta ve meşhur barda harcamaktadır.
Bir gün Fahişelerin çalıştığı sokağa atanan Fransız polis memuru Nestor, sokakta süren ticareti fark edip, baskın yapar. Polisle kadın tüccarları arasındaki anlaşmaya sekte vurunca da işinden olur...Sokağa düşen Nestor, İrma'ya aşık olmuştur. Onun diğer erkeklerle görüşmesini kıskanmakta ve bir çözüm aramaktadır...
Burnunun büyüklüğüyle tanınmış bir silahşör olan Cyrano de Bergerac, gönlünü Roxane'a kaptırır. Ancak burnunun iriliğinden dolayı duyduğu utançtan aşkını ilan edemez. Cyrano'nun emrindeki silahşörlerden olan Christian da Roxane'a aşıktır. Christian hislerini Roxane'a söyleyemese de Roxane da gönlünü Christian'a kaptırır. Bu durumun ardından genç kadın, Cyrano'dan Christian ile iletişim kurmasında kendisine yardımcı olmasını ister.