Lan McEwan'ın aynı adlı romanından uyarlanmış filmde, bir çift Venedik'e tatile gider. Bu sırada çiftin izlendiğini farkederiz. Tatil boyunca yaşadıkları rutin günler küçük bir kırılmayla değişene dek her şey normaldir. Ta ki bir akşam tuhaf bir yabancı, onlara kendisine eşlik etmelerini teklif edene kadar...
Dünya, ülkelerin arasındaki politik çıkmazlar sebebiyle büyük bir savaşın gölgesindedir. Bu dünyada gençliğine ulaşmaya çabalayan bir çocuk ise kasabalarına gelen, güzeller güzeli bir genç kadın olan Malena'nın etkisiyle kendi erkek kimliğini bulmak üzeredir. Malena, tüm güzelliğiyle faşist bir İtalyan kasabasını derinden etkilemektedir. Bütün kasabayı birbirine düşürecek olan genç, seksi ve dul kadın, bu kasabanın hem başlangıcı hem de sonu olmak üzeredir.
1950'li yılların sonuna doğru genç ve kaygısız olmak, mavi suların ortasında güneşin ısıttığı İtalya'da Tom Ripley'in (Matt Damon) şiddetle arzuladığı, ancak Dickie Greenleaf'in (Jude Law) yaşadığı bir hayat tarzı...Dickie'nin varlıklı armatör babası Tom'dan playboy oğlunu evine Amerika'ya geri getirmesini istediğinde, Dickie ve kendisi gibi yabancı kız arkadaşı Margi Sherwood (Gwyneth Paltrow), Ripley'in onların hayat tarzını ele geçirmek için yapabileceklerinden ve karşı karşıya kalacakları tehlikenin boyutlarından asla şüphelenmezler.
"Sessizliği bozun..." sloganıyla ürkütücü içeriğini açığa vuran Hannibal, Thomas Harris'in aynı adlı romanından sinemaya uyarlandı. Kuzuların Sessizliği'nin (hem filmin, hem de romanın) devamı niteliğindeki yapımda, uzun bir aradan sonra Amerika'ya dönen cani Hannibal Lecter'in FBI ajanı Clarice Starling'i bulma çabası konu ediliyor. Floransa'da gizleniyor olan Lecter, Amerika'da kendisiyle hesaplaşmak isteyen diğer bir suçlunun, değer verdiği yegane insan olan Starling'e zarar vermesinden kokmaktadır. İki caninin karmaşık planları arasında kalan ajan Starling, en zorlu mücadeleyi kendini korumak için verecektir...
Fellini 'nin kendi yabancılaşmasını perdeye aktardığı, üzerinde tam dört yıl çalıştığı ve büyük bir başarısızlığa uğradığı filmi ' Casanova ', 18.yüzyılın ünlü aşığının yaşamını anlatıyor. Kişiliği hakkında hiçbir ipucuna sahip olamadığımız, sürekli olarak seks yaparken izlediğimiz Casanova'yı Donald Sutherland oynuyor. Birkez daha, belirli bir hikaye anlatmaktan çok hayallerini ve kabuslarını perdeye yansıtmaya karar veren Fellini 'nin filmi, baştan sonra Cincecitta stüdyolarında çekilmiş.
Çok samimi bir grup arkadaş uzun zaman sonra bir araya gelirler. "Birbirimizden saklayacak bir şeyimiz yok! " deyip telefonlarını masaya koyarlar. Bu güzel ve masum başlar, ama saatler geçtikçe gerçek sırları ortaya çıkmaya başlar. Günümüzde sırlarımızın tümü telefonda saklı gibi görünüyor, Bir kod veya parmak izi ile yeterince güvende hissettiriyor. Ama bu gerçekten doğru mu?