Cosmo Vittelli, the proprietor of a sleazy, low-rent Hollywood cabaret, has a real affection for the women who strip in his peepshows and the staff who keep up his dingy establishment. He also has a major gambling problem that has gotten him in trouble before. When Cosmo loses big-time at an underground casino run by mobster Mort, he isn't able to pay up. Mort then offers Cosmo the chance to pay back his debt by knocking off a pesky, Mafia-protected bookie.
Farklı insanların bir araya geldikleri bir striptiz kulübü. Bu klübün liseli genç kız kıyafeti ile sahne alan dansçısı, o dansçıya tutulmuş olan DJ, DJ'in hamile karısı, kaybettiği kızını bu striptizci kızda arayan bir mali denetçi, bu denetçinin uğradığı pet-shop'un bastırılmış eşcinsel sahibi... Bütün bu farklı insanların striptiz kulübüne gelmesi ve bastırdıkları tutkularının gün yüzüne çıkması.
Düşük bahisli poker oyunları ile hayatını sürdüren Mike McDermott bir yandan da hukuk fakültesinde okumaktadır. Bir gece, en büyük hayali olan Las Vegas’da ki poker şampiyonasına girmek için gereken parayı kazanma hırsıyla katıldığı bir oyunda bütün birikimini kaybeder. Bu olaydan sonra New York'un yeraltı poker dünyasına veda eden Mike’ın, en iyi arkadaşı Worm’un hapisten çıkmasıyla beraber kendine ve kız arkadaşına verdiği bu sözü tutması zorlaşacaktır.
Genç ve sorunlu bir karakter olan Danny Fisher, liseyi terk eder ve bir gece kulübünde bulaşıkçı olarak çalışmaya başlar. Ancak, bir gece sahnede şansını deneyince yeteneği fark edilir. Mafya lideri Maxie Fields, onu kendi kulübü "The Blue Shade"'de çalışması için işe almak ister. Danny teklifi reddetse de, Fields'in "hayır" cevabını kabul etmeye niyeti yoktur. Danny, müzik kariyerinin peşinden gitmek ile tehlikeli suç dünyasına bulaşmak arasında bir seçim yapmak zorunda kalır.
Eylül 1971'de, hırsızlar Londra'daki Baker Street'te bulunan bir bankanın kasasına tünel kazarak girdiler ve milyonlarca Sterlin değerinde nakit para ve mücevherin bulunduğu kasaları yağmaladılar. Çalınanların hiçbiri bulunamadı, kimse tutuklanmadı. Soygun sadece birkaç gün manşetlerde kaldı ve sonra Birleşik Krallık hükümetinin basına "D Uyarısı" yaparak susturmasıyla ortadan kalktı.