Walter Burns, en önemli muhabiri Hildy’nin evlenecek olması nedeniyle mutsuzdur. Derdi, Hildy’nin evlendikten sonra gazeteden ayrılacak olmasıdır. Walter, evliliği engelleyerek muhabirini gazetede tutabileceğini düşünür.
Kocasının ihanetine uğrayan bir kadın, ondan ve aşk romanı yazarı olan metresinden intikam almak ister. Kadın birçok işte çalışarak sonunda kendi ajansını kurar (hepsi kadınlardan oluşan) ve bunu kocasını mahvetmek için bir araç olarak kullanır.
Los Angeles'ta yaşayan ve sıradan bir haber spikeri olan Megan, nişanlısının kendisini terk etmesi ve beklediği terfi haberinin gelmemesi sonrasında tam anlamıyla yıkımı uğrar. Arkadaşları kafasını dağıtabilmesi için çılgın bir parti organize eder. Yaşadıklarının etkisiyle alkolün dozunu artıran Megan ertesi sabah uyandığında kendini mekânın barmeni Gordon"ın evinde bulur. Ayrıca telefonu, parası ve kimliği ortada yoktur. Tam da bu sırada beklediği terfiinin gerçekleşebilmesi ihtimali olduğunu öğrenir fakat hayatındaki en önemli iş görüşmesine yetişebilmek için yalnızca sekiz saati kalmıştır!
Yerel bir TV kanalı olan Eyewitness TV'de haber muhabiri olan Bruce, New York'da, genelde insana odaklanan, herkesi mutlu eden haberleriyle tanınmaktadır; ancak o emekli olmak üzere olan haber spikerinin yerine geçmek ya da en azından önemli uluslar arası haberleri sunmak ister. Aslında Bruce'un temel sorunu, yaşamındaki pek çok şeyden tatmin olmaması, çevresindekileri mutlu etmesine karşı, kendisinin çok mutsuz olmasıdır.. Bir gün, Niagara Şelaleleri'yle ilgili bir haber kutlamanın haberini yapmak için bölgeye giden Bruce, canlı yayına saniyeler kala, TV kanalındaki en büyük rakibinin, haber spikerliğine yükseldiğini öğrenince çılgına döner ve milyonlarca izleyicinin önünde kendini tutamayarak küfreder. Doğal olarak işinden olan Bruce'un hayatında her şey -bu sefer şikayet etmeye değecek şekilde- kötü gitmeye başlar: Bir çete tarafından feci şekilde dövülür, arabasını çaldırır, vs. Kötü kader için yakardığı Tanrı, sesini duyunca, Bruce için her şey değişmeye başlar..
Nick ve Suzanne evlendikten sonra Nick’in apartman dairesinde yaşamaya başlamışlardır. Yeni gelecek bebek ve Suzanne’in önceki evliliğinden olan çocukları için şehirde yaşam imkânsızlaşır. Çocuklarına daha iyi hayat verebilmek için banliyöye taşınmaya karar verirler. Her şey mükemmeldir. Rüyalarının evini bulmuşlardır. Fakat anlaştıkları müteahhitin tuhaf iş anlayışı sayesinde her şey tehlikeye girecektir…