Yönetmen Ursula Macfarlane (Untouchable) ile yapımcı Alexandra Lacey, Anna Nicole Smith adıyla ünlenen model ve oyuncu Vickie Lynn Hogan'ın yaşamını, ölümünü ve sırlarını insancıl bir yaklaşımla cesurca mercek altına alıyor. Anna Nicole'un 1992 yılında Playboy'a ilk kez verdiği pozlarla yakaladığı şöhret, Amerikan rüyasının timsali hâline gelmişti. Ancak 2007'deki zamansız ölümü, bu rüyanın trajik sonu oldu. "ANNA NICOLE SMITH: BENİ TANIMIYORSUNUZ" daha önce hiç yayınlanmamış görüntülere, özel kamera arşivlerine ve şimdiye dek sessizliğini korumuş önemli isimlerle yapılan röportajlara yer veriyor. Belgesel, Anna Nicole'un vücut verdiği mükemmel sarışın bomba imajının ardındaki neredeyse hiç bilinmeyen öyküsünü yeni bir bakış açısıyla ve tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriyor.
A compilation of over 30 years of private home movie footage shot by Lithuanian-American avant-garde director Jonas Mekas, assembled by Mekas "purely by chance", without concern for chronological order.
A look at the origins, history and conspiracies behind the "Majestic 12", a clandestine group of military and corporate figureheads charged with reverse-engineering extraterrestrial technology.
Kadın, 50 farklı ülkeden 2000 kadına kulak veren dünya çapında bir proje. Bu kadar geniş çaplı olmasının yanı sıra insanlığın yarı nüfusunu oluşturan kadınların samimi portrelerini gözler önüne seriyor. Bu belgesel, kadınların tüm dünyada maruz kaldığı adaletsizliklere ışık tutmak için bir fırsat; ancak Kadın’ın daha çok altını çizmek istediği şey kadınların içsel gücü ve karşılaştıkları tüm zorluklara rağmen dünyayı değiştirebilme kapasiteleri. Kadınların seslerinin daha fazla yankı bulduğu bu yeni dönemde, belgeselin amacı sadece hak aramak ya da problemlere odaklanmak değil, aynı zamanda çözümler bulmak ve cinsiyetleri uzlaşmaya davet etmek.
Reggio'nun "Qatsi" üçlemesinin son parçasıdır ve teknolojinin insan yaşamı üzerindeki etkilerini sorgulayan derin bir anlatım sunar. Görsel olarak çarpıcı sahnelerle doludur ve izleyiciyi modern dünyanın karmaşasıyla yüzleşmeye davet eder. "Naqoyqatsi," kelime anlamıyla "savaşın yokluğu" demektir ve bu bağlamda, savaş ve şiddetin yerini alan teknolojik gelişmelerin, insan ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü araştırır. Film, görüntülerin yanı sıra, Philip Glass’ın büyüleyici müziğiyle de desteklenmektedir; bu müzik, filmin atmosferine derinlik katarak izleyicilerin duygusal tepkilerini güçlendirir. Hem görsel hem de işitsel düzeyde zengin bir deneyim sunarak, izleyiciyi düşündüren ve sorgulatan bir yapıt olarak öne çıkmaktadır.