Eleanor, soğuk savşın püfür püfür esmiş olduğu 1962'lerde, ABD topraklarında gönüllerince seyahat eden Amerikalı iki genç kızın öyküsünü ele almaktadır.
Nathaniel Williamsen is taken to an island mission with his fiancee Sophie. Their ship, the Rona, is captained by the roguish Bully Hayes, who also takes a liking to Sophie. When Sophie is kidnapped by slave trader Ben Pease "Nate" teams with Hayes in order to find her.
Genç bir Maya kralı olan Balam, güçlü düşmanı Hunac Kell’den halkını korumak için Meksika Körfezi’nin karşı tarafına, bugünkü ABD topraklarına kaçar. Balam, halkıyla birlikte geldiği yeni topraklarda yeni bir hayat inşa etmektedir. Ancak, Amerika yerlilerinin reisi olan Kara Kartal, topraklarına yerleşen bu yeni halk nedeniyle endişe duymaktadır. Hem Balam’ın hem de Kara Kartal’ın, Maya presesi Ixchel’e duydukları ilgi işleri daha da karmaşık hale getirecektir.
Genç bir kızın hayatı, Slumberland'ın rüya dünyasının gizli bir haritasını keşfetmesiyle bambaşka bir hal alır. Eksantrik bir kanun kaçağının yardımıyla genç kız, rahmetli babasını tekrar görebilme umuduyla rüyalar arasında dolaşıp kabuslardan kaçmaya çalışır.
Jack Hunter maceracı bir arkeolojisttir. Arkeolojide okurken Profesörü Fredrick Shaffer ona akıl hocalığı ve babalık yapmıştır. Profesör Suriye’de Ugaritlerden kalma bir hazine olduğunu düşünmektedir ve bu hazineyi bulabilmek için Ugarit metinlerini çok iyi tercüme edebilen bir tercümana ihtiyacı vardır:Jack Hunter’a. Ancak Jack orada bir hazine olduğuna inanmaz ta ki hocası bir cinayete kurban gidene kadar. Hocasını kimin, ne için öldürdüğünü bulmak amacı ile Suriye’ye gider.Ancak hazineyi arayan tek kişi kendisi değildir. Rus mafyası da işin içindedir. Üç bölümden oluşan bu macera dolu kovalamacanın 2. bölümü nefesleriniz kesecek