During World War I, a small diverse group of young American women leave for France to answer the urgent need for nurses, despite having little or no experience. Under the leadership of socialite Mrs. Townsend (Hopper), they turn an abandoned building into a hospital.
Hemşire Lillie,Van'da tanıştığı Osmanlı subayı Jude ile tanışıp, altmış gün süren zorlu bir yolculuk ile önce İstanbul'a ardından Doğu Anadolu'ya gider. Melih Paşa onu İstanbul'dan yanında Türk Subay İsmail ile birlikte Doğu'ya yollar. Yardım götürdüğü hastanenin başhekimi Woodruff ise Lillie'ye hastanenin de bulundukları coğrafyanın da bir kadına uygun olmadığını, geri dönmesini söyler. Komutan Halil Bey'in de farklı bir gerekçeyle Lillie'nin kalmasına itirazları vardır. Ancak genç kadın tüm itirazlara rağmen savaşın eşiğindeki bölgede ve iki aşk arasında kalacaktır.
Çavuş Tony Stone (Woody Harrelson) ve Er Will Montgomery (Ben Foster), Afganistan ve Irak savaşında ölen askerlerin vefat haberini ailelerine ulaştırmakla görevli iki askerdir. Bu askerler normalde gece hayatına düşkün ve savaşla pek ilgisi olmayan tiplerdir. Ancak bu görev sırasında askerlerden biri, şehit düşmüş bir subayın karısıyla ilişki yaşamaya başlayınca etik bir çıkmazın ortasına düşer ve hayatlar sarsılmaya başlar.
Amerika’nın Irak işgalindeki askerlerin psikolojisini ele alan savaş karşıtı filmlerden biridir. Savaşın askerler üzerindeki olumsuz psikolojisi tüm dünyada bilinen bir gerçek.
Sally Bender, ABD Deniz Piyadeleri'nde görevli bir yüzbaşının karısıdır. Yüzbaşı Vietnam'a gönderilir ve Sally yalnız kalır. Yapacak başka bir şeyi olmadığı için yerel bir gazi hastanesinde gönüllü olarak çalışmaya karar verir. Burada Sally, aynı liseye gittiği Luke'u hastanede görür. Luke yaralanmıştır, felçlidir ve tekerlekli sandalyeye mahkûmdur. Sally, Luke'a aşık olmaya başladığında, hayatıyla ilgili çok önemli bir karar vermek zorunda kalır.
2. Dünya Savaşı'nda Polonya'nın Almanlar tarafından işgali üzerine Amerika Birleşik Devletleri'ne kaçmış Leo Gursky , çocukluk yıllarında aşık olduğu, ancak ailesi tarafından yine ABD'ye gönderilmiş Alma'yı hiç unutmamış, başka hiçbir kadını sevmeyeceğine dair kendine söz vermiştir. Ömrünün son yıllarını geçiren Leo ile, annesinin yeniden evlenebilmesi için girişimlerde bulunan genç Alma Singer'ın yolları kesişir. Bu esnada çok eskiden yazılmış, ancak yeni ortaya çıkan gizemli bir kitap, hepsinin hayatını derinden etkileyecektir.
Birbirlerinden sınıfları, geçmişleri, yaş ve meslekleriyle ayrılan üç eski Amerikan askeri ve onların yeniden sivil hayata ayak uydururken karşılaştıkları sorunlar üzerine dokunaklı bir savaş sonrası destan... Bu üç adam, II. Dünya Savaşı sonunda yaşadıkları kente geri dönerler; başarılı bankacı Al, güvenli yaşamına; eskiden bir garson olup savaşta hava kuvvetlerinde yüzbaşılığa yükselmiş Fred, savaş sırasında evlendiği ve pek iyi tanımadığı eşiyle endişe veren kavuşmaya; eskiden öğrenci olup savaşta kollarını kaybeden Homer ise, sevgilisinin sakatlığına vereceği tepki konusundaki şüphelerine. Bunlardan ikisi geri dönüşte başarılı olacaktır: eskiden olduğu gibi yemekli toplantılarda konuşmalar yapan Al genç bir çiftçiye teminatsız kredi vermeye çekinmez; Homer’in sevgilisi onu hayal kırıklığına uğratmaz; kimsenin kabul etmediği Fred ise toplumun dışında kalacaktır, hayatının en güzel yıllarını geride bırakmıştır...