Amerika’nın Irak işgalindeki askerlerin psikolojisini ele alan savaş karşıtı filmlerden biridir. Savaşın askerler üzerindeki olumsuz psikolojisi tüm dünyada bilinen bir gerçek.
David Finkel’in aynı adlı romanından sinema ekranlarına uyarlanan film, Irak’tan ülkesine dönen bir grup askerden biri olan Adam Schumann’ın (Miles Teller) Post-Travmatik Stres Bozukluğu yaşaması üzerine sivil hayata ve ailesine karşı yabancılaşmasını anlatıyor.
Billy Lynn, Irak'ta savaşan bir Amerikan askeridir. Birliğiyle birlikte girdiği oldukça şiddetli bir çatışmanın ardından sağ kalan 7 arkadaşıyla birlikte ülkesine döner ve savaş kahramanı gibi karşılanır. Amerikan hükumeti tarafından ülkedeki ordu desteğini artırmak için ülke çapında bir tura çıkarılır. Turun bir parçası olarak Amerikan futbolu takımı Dallas Cowboys'un bir maçının devre arasında Destiny's Child konserinde sahneye çıkacaklardır. Bu esnada Lynn, hem insanların ona bakışını, hem de geçmişini ve Irak'ta yaşadıklarını hatırlamaya başlar.
After returning home from an extended tour in Afghanistan, a decorated U.S. Army medic and single mother struggles to rebuild her relationship with her young son.
Okulu bırakan Cherry, sonunda kendini Irak’ta ordu doktoru olarak bulur. Hayata tutunmasını sağlayan tek şey gerçek aşkı Emily’dir. Ancak savaştan travma sonrası stres bozukluğu ile döndükten sonra dünyadaki yerini bulmakta zorlanır ve uyuşturucu ve suçla dolu bir hayata sürüklenir.
Afganistan'da görev yapan genç bir Amerikan askeri, komutanının bazı davranışlarından rahatsızlık duyar. Bu durum, onu ahlaki bir ikilimenin içine sürükler