Seçkin festivallerden ödüllerle dönmüş bir yapım ve gerçek bir yaşam öyküsü… Güney Afrika'da yaşayan 10 yaşındaki Sandra (Sophie Okonedo) tipik bir yerli gibi görünmektedir Ancak anne-babası beyazdır; ancak atalarının kökleri, siyahi ırka dayanmaktadır Sandra, beyaz tenli ağabeyinin eğitim gördüğü yatılı okula gönderilir Fakat 'renkli' olduğu için okuldan kovulur Sandra'nın babası Abraham (Sam Neill) bu karara karşı çıkar ve mahkemeye başvurur Bu olay uluslararası bir skandal haline gelir Sandra, ilerleyen yıllarda da ırkçılık sorunuyla sürekli mücadele etmek zorunda kalacaktır.
Nola grew up living in a van with her father, Clint—two nomads against the world. When tragedy strikes, Nola must confront the reality of life on the road alone, learning to own her grief, her past, and her new destination.
Sean Durkin'in yazıp yönettiği The Nest, bir girişimci olan Rory'nin, Amerikalı eşi ve çocuklarını kendi anavatanı İngilitere'ye dönmeye ikna etmesini ve ailenin burada yeni bir başlangıç yapmaya çalıştığı sırada yaşananları anlatıyor. Rory, son derece hırslı bir girişimcidir. Amerikalı eşini ve çocuklarını banliyödeki rahat yaşamlarından ayrılarak kendi anavatanı İngiltere’ye taşınmaya ikna eder. Burada bir fırsat yakalayan Rory, eski firmasına katılır ve muhteşem bir malikane kiralar. Kısa bir süre sonra bu çekici yeni başlangıcın ve evliliklerinin altında yatan nahoş sırlar ortaya çıkacaktır.
Based on the writer/director's childhood, FARMING tells the story of a young Nigerian boy, 'farmed out' by his parents to a white British family in the hope of a better future. Instead, he becomes the feared leader of a white skinhead gang.
Connor O'Neil hayatında sorumluluk almaktan sürekli kaçınan ve zamanını spor karşılaşmalarında bahis oynayarak geçiren birisidir. Yakın arkadaşı olan bir bankerden borçlarını ödemek için yardım istediğinde arkadaşı ona artık karşılıksız para veremeyeceğini söyler. Çalışıp para kazanması gerektiğini öğütler ve ondan şirketinin sponsoru olduğu beyzbol küçükler takımının koçluğunu üstlenmesini ister. Hayatında kendisinden başka hiç kimsenin sorumluluğunu üzerine almamış olan Conor, istemeye istemeye görevi kabul eder. Şikago'nun en belalı mahallesinde bir okulda okuyan küçük zenci çocukların koçluğunu üstlenir. Zaman geçtikçe çocuklara ne kadar bağlandığını kendisi bile şaşırır. Bu 10 yaşından küçük çocuklar kendisine hayat dersi vermektedir. Olayın içine bir de genç öğretmenleri Diane Lane girince, işler Conor için daha da ilginç olmaya başlar. Sonunda Conor aydınlanmanın ve kendini bulmanın değişik şekiller de ortaya çıkabileceğini öğrenmeye başlar.