En İyi Film, Müzikal veya Komedi.
Golden Globes · TMDB üzerinde Mat tarafından derlendi
Kaçını izlediğini görmek için giriş yap.
1Film7.0Savaş sonrası Paris’te kalan iki Amerikalı, ressam Jerry Mulligan ve besteci Adam Cook, Paris’in bir sanatçı için en ideal yer olduğuna inanmaktadırlar. Jerry, Fransız arkadaşının nişanlısı Lise Bouvier ve zengin dul Milo Roberts arasında kalır. Kısa sürede filizlenen Jerry ile Lise’nin yasak aşkı, ünlü ressamların tablolarından esinlenmiş dekorlar önünde gösterişli bir dans şölenine dönüşür.
1951 · 666 votes
2Film6.11952 · 17 votes
3Film6.21954 · 100 votes
4Film6.6Hikaye New York’un önemsiz suçluları ve profesyonel kumarbazları arasındaki faaliyetler etrafında dönmektedir. Hikaye gerçek bir kumarbazdan esinlenilerek yaratılmıştır. Film, Frank Sinatra' nın ilk oyunculuk tecrübesidir.
1955 · 262 votes
5Film7.1Kral Mongkut'un çocuklarına İngilizce öğretmek için oğluyla birlikte Siyam'a gelen öğretmen Anna Leonowens'in saraydaki kralla ve çocuklarla başından geçenler.
1956 · 413 votes
6Film6.41957 · 63 votes
7Film7.01958 · 128 votes
8Film6.2Bir ev, motorlu bir araç, en son moda kıyafetler, seçkin ve güç.. Bir bekar tüm bunları romantizmin başkenti Paris'te Gigi'ye sunar. Fakat bazı şeyler vardır ki, parayla satın alınamaz. Vincente Minelli den bir şaheser.
1958 · 356 votes
9Film8.1İki işsiz komedyen Joe ve Jerry, tesadüfen mafyanın sevgililer gününde yaptığı bir katliama tanık olurlar. Arkasında şahit bırakmak istemeyen gangsterler ikilinin peşine düşer. Canlarını kurtarmak için yollara düşen ikili, Miami'ye turneye gitmekte olan ve tamamı kadınlardan oluşan bir müzik grubuna katılırlar. Kadın kılığında grupla yola çıkarlar ancak her ikisi de grubun solisti sarışın bomba Sugar Kane'e aşık olurlar ancak kimlikleri ortaya çıkmasın diye güzel kadına karşı duygularını belli edememektedirler. Bunun üzerine Joe, üçüncü bir kimlik yaratarak utangaç bir milyoner olarak Kane'e yaklaşmayı dener. Öte yandan Jerry'nin de başı, kadın kimliğine aşık olan bir milyonerle derttedir.
1959 · 4K votes
10Film6.31959 · 27 votes
11Film8.2"Garsoniyer - The Apartment" büyük bir şirkette çalışan ve yükselmek amacıyla, evini garsoniyer olarak kullanması için patronuna vermekte sakınca görmeyen ve bu arada patronun metreslerinden birine aşık olan adamın komik hikayesini konu alıyor... Sevgisine karşılık bulduğundan emin olamadığı için bir süre sesini çıkarmasa da, her şey olacağına varıyor. Kadının güzelliği aklını başından alıyor ve işini kaybetmek pahasına da olsa mücadele etmeye karar veriyor. Fakat adam, genç kadının kimi sevdiği ile ilgili şüpheleri son adımı atmaktan onu hep alıkoyuyor...
1960 · 2.8K votes
12Film4.81960 · 19 votes
13Film6.11961 · 17 votes
14Film7.2Jets'in üyesi Tony'nin (Richard Beymer) Sharks'ın liderinin kız kardeşi Maria'ya (Natalie) aşık olmasıyla iki grup arasında bir şiddet patlaması olur ve filmin kalpleri kıran finalinde pek çok masum kan dökülür.
1961 · 2.1K votes
15Film6.5Aşk, çapkın ve yakışıklı bir adamın yol kenarında duran genç ve güzel bir kadına sıçrattığı çamurla ortaya çıkıyor. Küçük bir yerde büyümüş olan kadının doğal tavırlarından etkilenen adam da hem romantikliği hem de nezaketiyle kadını etkiler. Her şey yolundadır ancak söz konusu evliliğe gelince bakış açıları farklıdır; kadın ister ancak adam pek de yanaşmaz buna. Adeta bir kedi fare oyunu başlar...
1962 · 191 votes
16Film7.11962 · 200 votes
17Film5.91963 · 248 votes
18Film7.5Prof. Higgins, yağmurlu bir gecede, Londra Covent Garden'daki operadan çıkan kalabalığın arasında çiçek satan, ağzı bozuk Eliza Doolittle'a rastlar. Hırçın ve kaba davranışlarıyla etrafa sataşmaktan kendini alamayan muzip genç kız, sadece argo değil, üstelik berbat bir aksanla da konuşmaktadır. Higgins, kendisi gibi bir dil bilimci olan dostu Albay Pickering ile bir bahse girer: Eliza üstüne para alarak profesörün evinde kalacak ve diksiyon kursları alacaktır. Higgins, genç kızı tamamen yola getireceğine ve Eliza'nın bir süre sonra gerçek bir hanımefendiden ayırt edilemeyeceğini iddia etmektedir. Bernard Shaw'ın 1912 tarihli oyunu Pygmalion'dan uyarlanan ve Broadway'de 1956-62 yılları arasında büyük sükse yapan My Fair Lady'nin başarısı, sahne müzikalini uyarlayan Alan Jay Lerner'in film yönetmeni George Cukor'la işbirliğini doğurdu. Eliza rolünün kariyerinin zirvesindeki Audrey Hepburn'e verilmesiyle de sinema tarihinin zafer anlarından biri tescillenmiş oldu.
1964 · 1.5K votes
19Film7.7Eski bir rahibe, sert bir disiplinle yetişmiş Avusturyalı zengin bir dul adamın 7 çocuğuna mürebbiyelik yapmak için manastırı terk eder. Çocuklara yaşamın güzelliklerini ve müziğin eğlencelerini sunar. En nihayetinde babayı yumuşatır ve kalbini kazanır.
1965 · 3.7K votes
20Film6.51966 · 138 votes
21Film7.6Benjamin Braddock, anne ve babasının onun mezuniyetini kutlamak için verdiği bir partide Bayan Robinson tarafından baştan çıkartılır. Benjamin utangaç ve toydur, Bayan Robinson ise babasının yakın arkadaşlarından birinin karısıdır. Bir ilişkiye başlarlar. Ama sonra Benjamin, Bayan Robinson’ın kızı Elaine’e âşık olur.
1967 · 3.8K votes
22Film7.0Küçük Oliver, tacize maruz kaldığı yetimhaneden bir şekilde kaçmayı başarmıştır. Yeni hayatına başladığında, birçok farklı ve ilginç karakterdeki insanla tanışmış; bu sayede yolculuğu bir maceraya dönüşmüştür. Bu sırada bir mentor tarafından yankesicilik yapmak üzere yetiştirilen bir grup çocukla tanışması, hayatının dönüm noktalarından birine doğurur. Tüm bu karmaşaların ortasında Oliver özlemini çektiği tek şeye, gerçek bir aileye kavuşabilecek midir?
1968 · 504 votes
23Film6.92. Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru İtalya'da şaraplarıyla ünlü Santa Vittoria kasabasının ahalisinin, ürettikleri 1 milyon şişe kaliteli şarabı, geri çekilmekte olan Alman askerlerinden saklamalarının öyküsü...
1970 · 66 votes
24Film6.9Filmde 1951 yılında Kore Savaşı sırasında cephenin gerisinde görev yapan ve MASH ('Seyyar Ordu Cerrahi Hastanesi' anlamına gelen 'Mobile Army Surgical Hospital' kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır) adı verilen sahra hastanelerinden birinde görev yapan ve genel olarak 'kasap' olarak adlandırılan bir grup cerrah ve yardımcı personelin serüvenleri anlatılmaktadır. Bu cerrahlar ekibinin hiç biri meslekten asker değildir. Buraya sivil hastanelerden gelmişlerdir. Dolayısı ile askeri disiplin buradaki çadır hastanelerde en son görülecek şeydir. Her gün yapılan ağır ameliyatlar, kesilen uzuvlar, ölen insanlar ve savaşın diğer acıları arasında gülmeye, eğlenmeye ve gırgırlarını geçmeye vakit bulabilirler, tabii asli görevlerini hiç aksatmadan. Aslında filmde tek bir çarpışma sahnesi yer almaz, buna rağmen MASH en büyük savaş karşıtı filmlerden biridir...
1970 · 1.2K votes
25Film7.71907 de Sholom Aleichem tarafindan yazilmis olan "Tevye ve Kızları" adli kitabın 1964'te broadway de sahnelenen muzikalinin adı. Rusya'da kucuk bi yahudi kasabasinda yasayan sütçü Tevye'nin ailesinin geleneklerini korumak istemesini ve değişen dünyaya ayak uyduramamasını anlatır. Büyük kızı kendi sectiği zengin kasap yerine fakir bi terziyle evlenmek istemektedir. Tevye iki arada bi derede kalır ve olaylar gelişir...
1971 · 666 votes
26Film7.4Film, 1931 yılında Berlinde Nazilerin yükseliş döneminde geçer..İngiltereden Almanyaya öğretmenlik yapmak için gelen İngiliz yazar Brian,bir kabarede şarkı söyleyip dans eden Amerikalı şarkıcıyla tanışır..Aralarında hem siyasi hemde duygusal bir ilişki başlar... Burdan hareketle film Nazilerin değişik yöntemlerle iktidara gelişi anlatmaktadır..
1972 · 1K votes
27Film7.01962 yazında geçen film, Modesto gençlerinin, yetişkinliğin gerektirdiği sorumlulukları üstlenmeden önce biraz eğlenmek istemeleri üzerine gelişen olayları anlatıyor... Evden ayrılma hayalleri kuran Steve ve Curt ; sarışın kız arkadaşı Debbie ile geçireceği gecenin hayaliyle yanıp tutuşan Terry "The Toad " ve 22 yaşındaki yarışçı John 'u o yaz kimse durduramayacak.
1973 · 1.6K votes
28Film6.7Eski bir futbol yıldızının hayatı yanlış yola sapar ve sonunda hapishaneye düşer. Hapishane müdürü, sadist bir spor manyağıdır ve yeni mahkûma ilk günden itibaren kötü gözle bakar. Futbol yıldızı, mahkûmların monoton hayatını renklendirmeye karar verir ve onlardan bir futbol takımı kurar. Mahkûmlar, gardiyanlar takımını yenerek en azından sporda intikam alma fikrinden giderek daha fazla heyecan duymaya başlar. Ancak büyük maçtan önceki gece, hapishane müdürü eski futbol yıldızını çağırır ve ona bir tehditte bulunur: Eğer mahkûmlar ertesi günkü maçı kazanırsa, erken tahliye umutlarına veda edebilir!
1974 · 333 votes
29Film6.91975 · 111 votes
30Film6.0Şarkıcı Esther Blodgett yükselişe geçişi inkar edilemez bir yetenektir. Bu arada kariyerinde düşüş yaşayan alkolik Norman Maine ile tanışır ve ondan çok etkilenir. Aralarındaki kuvvetli aşk ikisinin de değişmesine sebep olacaktır. Çünkü Hollywood'un zor şartlarında sadece birisi devam edebilecektir.
1976 · 249 votes
31Film6.9New York'ta bir daireyi paylaşmak zorunda kalan, birbirlerinin zıttı bir kadın ve bir erkek arasında filizlenen aşkı anlatan filmde, Richard Dreyfuss kendisine Akademi Ödülü kazandıran bir performans sergiliyor. Elliot Garfield (Dreyfuss) hayatının rolünde oynamak üzere Manhattan'a yeni gelmiştir. Eski bir dansçı olan Paula McFadden yine terk edilmiştir. Bu kez eski sevgilisi onu terk etmiş, daireyi Garfield'a kiraya vermiş ve Paula ile onun dokuz yaşındaki kızını işsiz ve evsiz ortada bırakmıştır. Hukuken dairenin kiracısı Garfield'dır ama anneyi ve kızını dışarı atamaz. Garfield'ın şarkı söyleme, tütsü yakma ve dolaşma alışkanlığına rağmen bu üçlü bir yuva kurar.
1977 · 188 votes
32Film6.7Joe Pendleton, Los Angeles Rams'ın yedek oyun kurucusudur ve takımını Super Bowl'a taşımaya hazırdır. Ancak öteki dünyanın onun için başka planları vardır - görünüşe göre aşırı heyecanlı bir koruyucu melek, Joe'yu yaşayanların arasından erken almıştır. Joe, milyoner sanayici Leo Farnsworth'un bedeninde Dünya'ya geri döndüğünde, "kendisinden" nefret eden bir kadının sevgisini kazanmak da dahil olmak üzere bir dizi zorlukla karşı karşıya kalır.
1978 · 454 votes
33Film7.119 yaşında, henüz liseyi bitirmiş olan dave günlerini eğlence düşkünü Cyrill, çabuk sinirlenen Moocher ve kindar olmasına rağme iyi yürekli Mike ile birlikte geçirmektedir. Dave’in en büyük hayali günün birinde çok iyi bir bisiklet yarışçısı olabilmek ve İtalyan bisiklet takımına girebilmektir. Bunun için Dave İtalyan kültürünü saplantılı bir şekilde öğrenmeye, ailesi ve arkadaşları ise onun bu durumundan endişe duymaya başlar. Ancak Dave hiçbir şeye rağmen hayallerini bırakmaz ve başarıya doğru sağlam adımlar atar.
1979 · 305 votes
34Film7.2Country müziğin en ünlü isimlerinden Loretta Lynn’in hayatını beyazperdeye taşıyan biyografik film “Coal Miner’s Daughter”, başroldeki Sissy Spacek’e En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar kazandırmıştı. Michael Apted’in usta rejisiyle kotardığı film Lynn’in müzik kariyerinin ilk günlerinden başlayarak genç kadının üne kavuştuğu, büyük fırtınalar atlattığı dönemleri ekrana yansıtıyor.
1980 · 286 votes
35Film6.5Aile parasını harcamak ve içmekten başka bir şey yapmayan Arthur, ailesinin evlenmesi için direttiği ama sevmediği kadın yerine, beş parasız bir genç kadına evlenme teklif eder...
1981 · 482 votes
36Film7.2Michael Dorsey, New York'ta yasayan işsiz bir oyuncudur. Bir taraftan oyunculuk dersleri veriyor bir taraftan da filmlerde, tiyatrolarda rol almak icin denemelere gidiyor. Fakat bir turlu istedigi rolleri alamiyor, ya çok kısa buluyorlar kendisini, ya baska birini dusunuyoruz diyorlar v.s. Birgun yakin arkadasi Sandy ile televizyonda yayinlanan bir pembe dizi için prova yapiyorlar. Sandy'e destek olmak icin onunla beraber gidiyor ve kaderin cilvesiyle sonradan rolu kendisi alıyor. Tabii Michael Dorsey olarak değil ama Dorothy Michaels olarak. Bunu yaparken de söylediği sadece arkadaşi Jeff (Bill Murray) ile beraber hazirladikları tiyatro oyunu için gerekli parayı kazanmak. Bundan sonra Michael, ikili bir hayat sürmeye başlıyor. Aynı dizide rol alan Julie (Jessica Lange) ile tanişmasi işleri iyice kariştiriyor. Çünku Michael Julie'ye aşık oluyor.
1982 · 2K votes
37Film6.7Yahudi bir kızın dini eğitim alabilmek için erkek kılığına girmesiyle gelişen olaylar.
1983 · 268 votes
38Film6.8Romantik kitaplar yazan Joan (Kathleen Turner), Güney Amerika’daki kardeşinin kaçırıldığını öğrenir. Şayet paha biçilmez bir taşın yerini gösteren haritayı getirmezse kardeşi öldürülecektir. Joan da yanına maceraperest Jack’i katarak, inanılmaz bir serüvenin ortasında bulur kendini...
1984 · 2.1K votes
39Film6.41985 · 439 votes
40Film7.5Allen Interiors’dan sonra yine birbirinden farklı üç kızkardeşin hikayesini anlatıyor. Merkezde Hannah olmak üzere kızkardeşleri Holly ve Lee’nin birbirleriyle ve erkeklerle olan ilişkileri üzerinden giden filmde Allen komediyle dramayı harmanlıyor. Ailenin en mükemmeli ve kızkardeşlerinin kıskandığı Hannah; iyi bir eş, iyi bir kardeş, iyi bir anne ve başarılı bir aktristtir. Lee kendisinden yaşça büyük bir adamla bir ilişki yaşamaktadır. Holly ise hiçbir işinde ve ilişkisinde dikiş tutturamayan en küçük kardeştir. Ancak Hannah’nın hayatı aslında o kadar da mükemmel değildir çünkü kocası uzun zamandır kızkardeşi Lee’ye aşıktır. Bir yandan da Hannah’nın eski kocası Mickey hayatın anlamını aramaktadır. Film; aile, ilişkiler, fedakarlıklar ve en önemlisi de hayatın anlamı üzerine mizahla kavrulmuş derin felsefeler barındırıyor. Ayrıca Woody Allen’a en iyi senaryo dalında oscar kazandırmıştır..
1986 · 1.2K votes
41Film6.9II. Dünya Savaşı'nın gölgesindeki Londra'da, 9 yaşındaki Billy Rohan'ın gözünden sıradan bir ailenin savaşla sarsılan hayatı anlatılır. Alman bombardımanları şehrin binalarını yerle bir ederken, Billy ve arkadaşları için bu kaos, yasaklı bir macera alanına dönüşür. Yetişkinlerin korku ve endişelerine rağmen çocuklar, enkazlar arasında oyunlar oynayarak savaşı kendi eğlencelerine çevirir. Billy'nin annesi Grace, kocasının cephede olmasına rağmen aileyi bir arada tutmaya çalışırken, büyükannesi sert ama sevgi dolu tavırlarıyla evin direği olur. Bombalar patladıkça aile, Londra'dan Thames nehri kıyısındaki bir banliyöye taşınır. Burada Billy, balık tutmak, yaramazlık yapmak ve kuzeni ile yaşadığı ilk aşk deneyimi gibi savaşın unutturduğu masumiyeti yeniden keşfeder.
1987 · 223 votes
42Film6.6Büyük hedefleri olan ve fevkalade sıkı çalışan Tess bir gün bir bakar ki 30'na merdiven dayamış olmasına rağmen hala sekreterlik yapmakta. Katherine Parker için çalışırken nefis ve büyük bir proje ile çıkagelir. Fakat patronu bu fikri kendine mal edip Tess'i bertaraf eder. Allah'ın çomağı yok tabii; Patron bacağını kırıp işten uzaklaşmak zorunda kalınca yerini doldurmak üzere Tess hemen girişimlere başlar. Üstelik Katherine'in sadece işini elinden alsa iyi, yakışıklı sevgilisini de bi güzel aşık eder kendine.
1988 · 1.1K votes
43Film7.2Bayan Daisy, iyi bir yaşamı olsa da kendisini hiçbir zaman zengin görmeyen ve fakir olduğu günleri unutmayan kendi halinde, eski öğretmen olan yaşlı bir kadındır. Daisy, araba kullanma konusunda sürekli sorunlar yaşamaktadır. Bu sebeple, oğlu Boolie, ona bir şoför tutmaya karar verir ve çalıştığı yerde iyi bir iş çıkaran Hoke Colburn'ü annesinin şoförü olarak işe alır. Ancak Bayan Daisy, bir şoföre ihtiyacı olmadığını düşünmekte ve Hoke'u her seferinde azarlamaktadır. Oysa farklı kişiliklere sahip bu iki insanın aslında birçok ortak yönü vardır. Çıktıkları hayat yolculuğunda, ömür boyu sürecek bir dostluk kuracaklardır.
1989 · 1.8K votes
44Film6.1Genç ve bekar bir kadın olan Brontë'nin tüm istediği, büyük ve serası olan bir kata taşınmaktır. Doğru evi bulduğunda bekarlara verilmediğini öğrenir. Bunun üzerine yeşil kart alıp ABD vatandaşı olmak isteyen Fransız Georges ile sahte bir evlilik yapmayı kabul eder. Ancak göçmenlik dairesinin müfettişleri sık eleyip ince dokumaktadırlar. Bunun üzerine Georges, Brontë'nin yeni evine taşınır ve imtihanı geçebilmek için birbirlerini yakından tanımak zorunda kalırlar. Oysa dıştan bakıldığında gerçekten de uyumsuz bir çifttir onlar: Genç kadın tam bir idealist, üstelik vejetaryendir. Fransız ise sokaklarda büyümüş, pragmatik bir adamdır. Kırmızı ete ve şaraba bayılır.
1990 · 546 votes
45Film7.7Tüm zamanların en mükemmel animasyonlarından biri olan Film, ayaklarınızı yerden kesecek! Kendini esrarengiz bir yaratığa dönüşen prensin şatosunda bulan Belle’in maceralarına göz atın. Belle hayatının en önemli dersini alacak ve asıl güzelliğin insanın içinde olduğunu keşfedecek. Dijital oarak yeniden düzenlenmiş versiyonu herzamankinden daha sihirli! Misafirimiz olun ve müziğin ve sıcacık karakterlerin sizleri hiç olmadığı kadar büyülemesine izin verin.
1991 · 10K votes
46Film7.2Film yapımcısı Griffin Mill (Tim Robbins), hergün yüzlerce senaryoyu red etmektedir. fakat bir gün bir senaryo yazarından ölüm tehditleri almaya başlar. Senaryo yazarının kimliğini ortaya çıkarmaya çalışan Mill, üstüste yaptığı hatalarla rakibinin eline onun şantaj için kullanabileceği malzemeler verir. Hollywood'un kirli çamaşırlarını ortaya döken bir kara komedi.
1992 · 978 votes
47Film7.2Sizce sıradan bir baba çocukları ile daha fazla zaman geçirebilmek için ne kadar ileri gider? Daniel Hillard (Robin Williams) sıradan bir baba değildir. Eski karısının (Sally Field) evde bir bakıcıya ihtiyacı olduğunu öğrenince hemen bu iş için başvurur. Mükemmel peruğu, birazcık makyaj ve bütün durumlara elverişli elbisesi ile Mrs. Doubtfire kendini işne adamış İngiliz bir bakıcı olarak hemen işe alınır. Ve tüm alesiyle yepyeni bir hayat yaratır. Şok edici, neşeli ve çoğu zaman dokunaklı olan bu filmi Robin Williams tekrar tekrar seyredilmesini sağlıyor.
1993 · 6.8K votes
48Film8.3Vahşi Afrika’da henüz yeni doğan bir aslan doğaya egemen düzenin kökünden sarsılacağı bir döneme tanıklık etmek üzeredir. Doğanın kralı olan babasının tacının veliahtı olan Simba, kötülüklerle ve kötü hayvanlarla dolu ormanlarda günden güne daha fazla öğrenecek ve daha fazla büyüyecektir. Simba’nın sorumluluklarını üstlenme ve sorunları çözme becerisi, ormanın yeni kurallarını belirleyecektir.
1994 · 20K votes
49Film6.3Şimdiye kadar karşılaştıklarınıza benzemeyen, bir bahçe dolusu çekici kahraman karşınızda! Çiftçi Hoggett, köpek Fly, çoban köpeği sevgilisi Rex, ördek Ferdinand, Hoggett çiftliğinin en son üyesi Maa ve son derece olağandışı bir Yorkshire domuz yavrusu olan Babe...
1995 · 3.2K votes
50Film6.1Andrew Lloyd Webber ve Tim Rice'ın çok sevilen sahne müzikalinden uyarlanan görkemli bir müzikal drama. Alan Parker'ın yönettiği filmde de öykü, Madonna'nın canlandırdığı Eva Duarte evini terkedip Latin şarkıcı Agustin Magaldi ile birlikte Buenos Aires'e gelir ve burada zaman zarfında Juan Peron'un karısı ve Arjantin halkının da kahramanı olur.
1996 · 529 votes
51Film7.4Obsesif bir kişilik olan Melvin bir aşk yazarıdır ve her gün aynı yerde büyük bir titizlikle kahvaltısını yapar ve orda çalışan Carol ona hergün tahammül etmektedir. Eşcinsel olan komşusu Simon ise yetenekli bir ressamdır. Bu üç kişi daha sonra birlikte bir maceranın içinde bulurlar kendilerini...
1997 · 4.2K votes
52Film6.8Yıl 1593 ve umut vadeden oyun yazarı Will Shakespeare, her yazarın zaman zaman başına gelen tıkanma hastalıklarından birini yaşıyor. Son komedisi Romeo ve Ethel, Korsanın Kızı bir türlü ilerlemiyor ve Londra tiyatro topluluğu sürekli bitmiş senaryoyu istiyor. Depresyona giren Will, tanrı vergisi yeteneğini kaybedip kaybetmediğini düşünmeye başlıyor. Tüm umudunu kaybetmişken güzel Viola ile tanışıyor ve aldığı ilham ile tüm zamanların en harika aşk hikayelerinden birini yazıyor. John Madden'in Shakespeare uyarlamalarının popüler olduğu bir dönemde gerçekleştirdiği bu sıradışı film, sempatik oyuncuları barındıran kadrosuyla hem çok sevilmiş hem de yedi Oscar ödülünün birden sahibi olmuştu.
1998 · 3.3K votes
53Film7.6Andy'nin tatil için bir kovboy kampına gitmesi sonucu oyuncakları kendi başına kalırlar. Bu sırada paradan başka bir şey düşünmeyen Al McWhiggin adlı kolleksiyoncu, Woody'yi kaçırır. Kaçırılan Woody geçmişine ilişkin bazı gerçeklerle yüzyüze gelerek eski ve yeni arkadaşları arasında bir seçim yapmak zorunda kalır.
1999 · 15K votes
54Film7.5Ergenlik çağında bir genç olan William'ın hayattaki tek tutkusu müziktir. Bu nedenle okulunu da pek umursamayan William, bu durumdan ötürü ailesiyle sürekli çatışmaktadır. Sevdiği müzik grupları üzerine amatör yazılar yazan William, zamanla tanınmaya ve küçük yaşına rağmen önemli mevkilere adım atmaya başlar. Hayallerinde bile göremeyeceği şey artık kapıdadır. Büyük hayranı olduğu Stillwater isimli müzik grubunun yeni turnesine katılması ve turne üzerine Rolling Stones dergisine yazı yazması için seçilmiştir! William, grupla birlikte çıktığı yolculukta bu çok sevdiği insanlara ve müzik piyasasına dair önemli gerçeklere tanık olacaktır.
2000 · 3.2K votes
55Film7.5Gerçeğin, güzelliğin, özgürlüğün ve aşkın kutlamasının yapıldığı 1900'lü yılların göz alıcı, parlak fakat kötü şöhretli gece kulübünün adıdır Moulin Rouge... Satine, bu gece kulübünün parıldayan elması, en güzel yıldızı ve şehrin en tanınmış fahişesidir. Ama gece kulübünü finanse edecek zengin bir adamın takıntısı olmakla, gerçekten aşık olduğu beş parasız bir şair arasında seçim yapmak zorunda kalacaktır.
2001 · 4.9K votes
56Film7.1Sene 1929... Yer, Chicago... Hapishanede bir araya gelen iki kadın... Biri kocasını öldürmüştür diğeri ise erkek arkadaşının ölümüne sebebiyet vermiştir. Kısa süre sonra düştükleri bu mahkumiyet sürecinden kurtulmanın yollarını arayacaklardır. Bu emellerine ulaşmaları için tuttukları avukat ise, cinayet davaları üzerine yaptığı ünle bu çevrelerin en ünlü simalarından biri olacaktır.
2002 · 3K votes
57Film7.4Orta yaşı çoktan geçmiş, evli ve çocuklu Amerikalı aktör Bob bir reklam çekimi için Japonya’ya gelir. Tokyo’da kaldığı otelde bir başka Amerikalı ile fotoğrafçı kocasının peşinden buraya gelmiş olan sevimli ama ciddi Charlotte ile tanışır. Dillerine ve kültürlerine uzak oldukları bu insanların ülkesinde fazlasıyla yabancı olan ve iletişimsizlik denizinde boğulan bu iki yabancı, bir Tokyo haftasonunda birdenbire yakınlaşacaklardır.
2003 · 8.3K votes
58Film7.1Miles Raymond, bütün hayatı bir yazar olabilme hayalleriyle geçmiş, ama evliliğindeki gibi mesleğinde de başarısız olmuş, bir İngilizce öğretmenidir. En yakın arkadaşı Jack ise, hiç kimse tarafından tanınmayan bir televizyon oyuncusudur ve evlenmek üzeredir.Miles’ın son yazarlık denemesi de başarısızlıkla sonuçlanınca en yakın arkadaşı Jack’i, evlenmeden önce, bir haftalık bir yolculuğa davet eder.
2004 · 1.9K votes
59Film7.51955 yılında, adının J.R Cash olduğunu söyleyen genç zayıf bir gitarist Memphis'teki Sun Stüdyolarına ünlü olmak için gelir. Bu Amerikan kültürünün üzerinde silinmez bir iz bırakacak adamın şöhrete ilk adımlarıdır. Bir korku treninin akordlarında dolaşan parmakları, demirden daha keskin ve kararlı bakan gözleri, kapkara ve derin bir geceyi andıran sesi ile daha önce hiç duyulmamış bir gerçek hayatı anlatıyordu.O günlerde şöhretinin ilk günlerini ateşleyen değişik karakteri ve insanlar üzerinde bıraktığı etki bugünün rock, country, punk, folk ve rap starlarına kadar bir çok yeteneğin de ortaya çıkmasında ön ayak olmuştur. Kendine has sesi ve kariyeri boyunca kişisel değişimler sert karakterinin bir uzantısı olmuştur. Önceleri kendisini yok eden bir çok yıldız gibi yaşayan Cash daha sonraları idol haline gelen 'Siyah Giyinen Adam' karakteri ile bıçak sırtındaki şöhretin hem ne kadar acımasız hem de aşkın doğasının ne kadar güçlü olduğuna dair örnek oluşturmuştur.
2005 · 3.2K votes
60Film6.760'ların başından 70'lerin ortalarına dek süren çalkantılı süreçte geçen RÜYA KIZLAR, umut vaat eden "The Dreamettes" adlı müzik grubunu kuran Effie (Jennifer Hudson), Deena (Beyoncé Knowles) ve Lorrell (Anika Noni Rose) adlarındaki üç kızın yükseliş hikayesini anlatıyor. Hırslı menajer Curtis Taylor, Jr. (Jamie Foxx), bir yetenek yarışmasında keşfettiği kızlara, hayatlarının teklifini yaparak; onlara as sanatçı James "Thunder" Early (Eddie Murphy)'nin yardımcı sanatçıları olmalarını teklif eder. Curtis zamanla kızların görünüşlerinin ve seslerinin kontrolünü ele alır ve halkın büyük ilgisini uyandıran kızların sonunda kamuoyunda, kendi dışa vurumlarının ifadesi olan "The Dreams-Rüyalar" ismi ile anılmasını sağlar.
2006 · 1.1K votes
61Film7.2Sweeney Todd İngiltere'de berberlik yaparak yaşamını sürdüren, çok güzel bir eşi olan, hayata umutla bakan bir adamdır. Fakat kasabanın önde gelenlerinden birinin güzel eşinde gözü vardır. Yersiz bir suçlama ile hapse atılır ve ardından sürgüne gönderilir. Hayatı darmadağan olan Sweeney Todd kurtulup geri dönmek ve intikam almak için yemin eder. Yıllar sonra geri geldiğinde her şey çok değişmiştir fakat onu hatıralar içerisinde sabırla bekleyen biri vardır, Bayan Lovett... Şeytan Berber Bayan Lovett'ın da yardımıyla suçluyu bulana kadar acımasız bir cellada dönüşecektir; bu arada kasabayı birbirinden güzel kek ve çörek kokuları kaplarken şüphelenmek kimsenin aklına gelmeyecektir...
2007 · 6.4K votes
62Film6.8Amerikalı Vicky ve Cristina İspanya’da bir yaz geçirirler ve gösterişli sanatçı (Javier Bardem) ve onun güzel fakat dengesiz eski eşi (Penélope Cruz) ile tanışırlar. Vicky (Rebecca Hall) evlenmek üzere olan muhafazakar bir kadındır. Cristina (Scarlett Johansson) ise cinsel serüvenlere açık özgür ruhlu bir kadındır. Kaderleri kesişen üç insan arasında doğan aşk ilişkisi kaotik sonuçlar doğuracaktır. Vicky Cristina Barcelona, öyküsünün geçtiği kent olmaksızın düşünülemeyecek bir film olarak karşımıza çıkıyor. Woody Allen aşk ve sanatın sınır tanımazlığını unutulmaz bir hikaye ile hatırlatıyor.
2008 · 4.1K votes
63Film7.3Filmde arkadaşlarının düğününden iki gün önce bekârlığa veda partisi vermek için Las Vegas'a giden dört arkadaş, sarhoş oldukları parti gecesinin sabahında odalarında bir kaplan, tavuklar ve dolapta ağlayan altı aylık bir bebek ile uyanırlar. Ayrıca damat ortada yoktur. Bir gece öncesine dair hiçbirşey hatırlamayan üç arkadaş ip uclarını takip ederek işlerin nerede kontrolden çıktığını bulmak zorundadırlar. En önemlisi de damadı bularak zamanında Los Angeles'a düğününe yetiştirmeleri gerekmektedir.
2009 · 18K votes
64Film6.6Nic (Annette Bening) ve Jules (Julianne Moore), yapay döllenme yoluyla dünyaya gelmiş iki çocuk sahibi lezbiyen bir çifttir. Artık ergenliğe adım atan çocukları Joni (Mia Wasikowska) ve Laser (Josh Hutcherson) ise babalarıyla tanışmak istemektedirler. Babalarının izini süren çocuklar sonunda biyolojik babaları Paul'le (Mark Ruffalo) tanışırlar. Şimdi Paul'ü anneleri ile tanıştırmaları gerekmektedir. Bir yemekte bir araya gelen donör baba ve lezbiyen anneler, klasik çekirdek aile düzenini yeni baştan ele alarak farklı bir aile yapısı kurarlar.
2010 · 1.6K votes
65Film7.41920’li yılların sonunda Hollywood sinema sektörünü kökünden değiştirecek ’teknolojik’ bir devrim yaşandı. Ses, "henüz hiçbir şey duymadınız" repliği ile film pelikülüne bir daha hiç ayrılmamak üzere girdi. Fakat sinema sektöründe yaşanan bu devrim boyutundaki bu değişim pek çok insanın mesleğini ve kariyerini de derinden sarstı. Dönemin en karizmatik aktörleri arasında yer alan George Valentin de sesin beklenmedik biçimde sinema perdesine yansımasından payına düşeni alıyor. Yanı başında boy gösteren taze ve güzel oyuncu Peppy Miller’ın ise aklı fikri şöhrette.
2011 · 3.6K votes
66Film7.3Jean Valjean olarak bilinen 24601 nolu mahkum, hapishaneden salınır. Kendisine yeni bir hayat kurmak ister ama müfettiş Javert'in gölgesi onu daima takip etmektedir. Jean Valjean Fantine'in kızı Cosette ile ilgilenmeyi kabul ettikten sonra ikisinin hayatı da tamamen değişecektir. Fransız Devrimi'nin arifesinde geçen hikaye ihtilalin her iki tarafının da yüzünü gözler önüne serer.
2012 · 5.7K votes
67Film6.91970'lerde geçen gerçek bir hikayeden uyarlanan filmde usta dolandırıcı Irving Rosenfeld ve ortağı İngiliz Sydney Prosser genç ve yetenekli bir FBI ajanı olan Richie DiMaso tarafından yakalanır. Hüküm giymemelerinin ise tek bir yolu vardır: FBI için çalışmak... FBI'ın üst kademeli yöneticilerinden gelen bu teklifi kabul ederler; görevleri ise kendileri gibi usta bir şekilde dolandırıcılık yapan bazı insanları ortaya çıkarmaktır. Ajan DiMaso ve çalışma arkadaşları tarafından hazırlanan plana göre, bir kumar cenneti olan Arap Şeyhi’nin yönettiği Atlantic City'de ünlü kumarcıların katıldığı geniş çaplı bir oyun organize edeceklerdir. Başlarda son derece masumane ve zekice görünen bu plan, zamanla değişime uğramaya başlar.
2013 · 7.9K votes
68Film8.020. yüzyılın başlarında Gustave H., Büyük Budapeşte Oteli'nin işleyişini büyük bir profesyonellikle idare eden, müşterilerini en ince ayrıntılarına kadar tanıyan bir konsiyerj görevlisidir. Bir gün otele bellboy ve komi görevlisi olarak Zero Mustafa adında genç bir adam gelir ve kısa zamanda aralarında yakın bir arkadaşlık başlar. İkili birbirlerinin sırdaşı olurken yaşadıkları şehir de büyük bir savaşa doğru sürüklenmektedir. Bu esnada Gustave'ın yaşlı sevgilisi Madame D. esrarengiz bir şekilde hayata veda eder, ikili Madame D. adlı kadına veda etmek için yola çıkar. Bir asilzade olan Madame D. adlı kadının şatosuna vardıklarında miras paylaşırken denk gelirler. Madame D., Gustave'a miras olarak paha biçilmez bir rönesans tablosu bırakmıştır ve bunun açıklanmasıyla aile içerisinde büyük bir karmaşa çıkar. Bu andan itibaren belalarla dolu bir maceraya atılan Gustave ve Zero, gerçeklerin peşinde koşarken dışarıda da bir çağ değişmektedir.
2014 · 16K votes
69Film7.7Mars'a gönderilen astronotlardan Mark Watney, şiddetli bir fırtına sonrası öldü sanılarak ekibi tarafından terk edilir. Ancak Watney hayattadır ve kendisini Mars'ta yapayalnız bulur. Elindeki sınırlı olanaklarla zekasını ve dayanıklılığını kullanarak dünyaya yaşadığına dair bir sinyal gönderir. Bilim adamları "Marslı"nın eve dönmesi için uğraşırken ekip arkadaşları da kurtarma operasyonunda yer alırlar.
2015 · 21K votes
70Film7.9Hayatlarında yön bulmaya çalışan iki tutkulu insan Sebastian ve Mia'nın yolları, Los Angeles'ta trafiğin sıkışık olduğu bir gün kesişir. Her ikisi de sanat tutkunu olan bu iki insan, hayallerini gerçekleştirme yolunda düşe kalka ilerlemektedir. Sebastian Wilder geleneksel jazzın kolonlardan yükseldiği bir kulüp açma hayalinde, Mia Dolan ise kafesinde çalıştığı film platosunda kendine uygun tüm oyunculuk seçmelerine katılarak bir rol kapma telaşındadır. Bu iki insanın kalpleri birbiri için atmaya başladığında ortaya çıkan manzarayı hayat şartları bozacak, onları yavaş yavaş hayallerinden uzaklaştırmaya başlayacaktır.
2016 · 18K votes
71Film7.2Christine McPherson, nam-ı diğer “Uğur Böceği” (Saoirse Ronan), son derece sevecen, dik kafalı ve iradeli annesi gibi olmamak için ne kadar uğraşsa da aynı onun gibidir. Uğur Böceği’nin hemşire olan annesi (Laurie Metcalf), eşinin işini kaybetmesinden sonra ailesini ayakta tutmak için yorulmak bilmeden çalışmaktadır. Sacramento, California’da 2002 yılında, hızla değişen Amerikan ekonomisinin ortasında geçen Uğur Böceği, bizi şekillendiren ilişkilere, tanımlayan inançlara ve yuva adını verdiğimiz yerin benzersiz güzelliğine etkileyici bir bakış açısı sunuyor.
2017 · 9.1K votes