Although Jo Jo Dancer has achieved success as a stand-up comedian, he hasn't found happiness. After receiving severe burns in a narcotics-related incident, Jo Jo remains in a coma, and, while in this state, he looks back on his life. Drifting off into memories of his troubled childhood, Jo Jo revisits his youth, recalling his eventual rise to fame and the decadence that followed. As he considers his existence, he must decide if he wants to go on living or not.
Büyüleyici ve seksi Paris, 1969.... 2001 yılı başlarında bir grup asinin sahip olduğu gizli silahı elde etmek için tehlikeli göreve gönderilen kadın süper casusun nefes kesen macerası... Bilim kurgu tarzı bu filmin setinde yönetmenin Seksi gizli ajan Dragonfly (Angela Lindvall) karakterini oynayan aktrise olan tutkusu ve ön yargısı neticesinde filmin sonu gelmez. Genç Amerikan çaylak film yönetmeni Paul (Jeremy Davies)'u filmde yaşamını belgelemek bütün dürüstlüğü ile bu düşük bütçeli filmi bitirmek için davet edilir ve ona yaşamının şansı verilir. Bütün sorunlara rağmen filmin bütün yetkilerini almayı başarır. Süper bir casus filmi yapmak için bütün inancı ile filme başladığında güzel ve seksi oyuncusunu ayartmak ve hayal gücünün ötesinde ki macerada ona katılmak için bütün riskleri alarak yeni işini tehlikeye sokar.
Milyoner bir girişimci ikonik bir film çekmeye karar verirse kesinlikle en iyisini talep eder. Ünlü film yapımcısı Lola Cuevas bu tutkulu projeyi çekip çevirecek ve yürütecek kişi olarak görevlendirilir. Filmin başrollerinde ise çok büyük yeteneğe (ve yeteneklerinden de büyük egolara) sahip olan iki oyuncu vardır: Hollywood’un yakışıklı ve ünlü oyuncusu Félix Rivero ve radikal bir tiyatro oyuncusu olan Iván Torres. İkisi de büyük birer efsane olsalar da muhteşem bir arkadaşlıkları olduğu söylenemez. Lola’nın giderek daha da garipleşen girişimleri sonucunda Félix ve Iván sadece birbirleriyle değil, aynı zamanda kendi miraslarıyla da yüzleşmek zorundadır. Kameralar kayda başladığında sahnede kim kalacak?
Kara komedi türündeki bu sosyal dramda deforme olmuş biçimsiz karakterler, farklılıkları nedeniyle onları dışlayan toplumla başa çıkmak için bir yol bulmaya çalışıyor.
Jack, ağzı çok iyi laf yapan herkesi ikna edebilen bir temsilcidir. Günün birinde Jack'in yaşadığı evin bahçesinde Bodhi ağacının çıkmasıyla Jack'in hayatı zindana döner. Jack'in her konuşmasında Bodhi ağacında bir yaprak eksilir ağaçta son yaprağın düşmesi demek hem Jack'in hem Bodhi ağacının yok olması demektir. Jack, artık konuşmayı bırakıp insanlarla iletişim kurabileceği bir yol aramak zorundadır.