Kocasının ani ölümüyle sarsılan Beth, onun kendisi için inşa ettiği göl evinde yapayalnız kalır. Çok geçmeden, yakın zamanda hayatını kaybeden kocasının rahatsız edici sırlarını gün yüzüne çıkarmaya başlar.
Babasının zamansız ölümünün ardından genç bir oğlan, yeni dul kalmış üvey annesiyle birlikte geniş bir kır malikanesinin ürkütücü yalnızlığında kalır. Gerginlikler artarken oğlan, koridorlarda yankılanan rahatsız edici sesler duymaya başlar ve kısa süre sonra ise ölen babasına rahatsız edici derecede tanıdık bir benzerlik taşıyan grotesk bir yaratık tarafından rahatsız edilir. Uyarıları, yas tutan bir çocuğun hayal gücü olarak reddedildikçe bu uğursuz varlık, daha sık rahatsız etmeye başlar.
Dean Corso, zengin koleksiyoncular için eski ve çok değerli kitapları araştıran ve bulan bir araştırmacıdır. Yaptığı görev kültürel birikim, hüner ve çelik gibi sinirler gerektirmektedir. Corso, ünlü bir kitapsever olan Boris Balkan için Satanik ayinleri anlatan bir seri kitabın sonuncusunun peşine düşer. Rivayete göre bu kitap Karanlıklar Krallığının dokuz kapısını açacak bir el yazmasıdır. Geri kalan iki kopyası Avrupa’dadır. NewYork’tan Toledo’ya, Portekiz’den Paris’e giden yollarda Corso labirent gibi tuzaklarla, vahşi ve gizemli ölümlerle karşılaşır. Kendisini koruyan güçler yardımı ile kendisinden çok daha güçlü bir varlığa karşı adım adım yaklaşmaktadır. Zamanla asıl görevinin bir kitabı bulmaktan çok daha farklı olduğunu anlar.
İngiltere, 1921. I. Dünya Savaşı'nın yaşattığı acılar ve kayıplarla oldukça çok yara almış bir ülke. Travmatik acıların ortasında herkes doğaüstü güçlere inanma eğilimindeyken, Florence Cathcart adında sahtekarlıkları, asparagasları çözme ve 'hayaletleri yakalama' konusunda uzman bir kadın, bir şikayet üzerine taşrada yatılı bir okula gelir. Kendisine iletilen bilgilere göre okulda birden çok hayalet gezmekte, öğrencilere ve hademelere görünmektedir. Florence başta bunun rastladığı diğer vak'alar gibi bir oyunu olduğuna ve kendi yöntemleriylşe gerçeği ortaya çıkartacağına inanır. Fakat bildiği ve inandığı her şey, görünmeyen varlıkların kendilerini hissettirmesiyle alt üst olacaktır...
Genç bir kadın olan Emma, bir odanın içinde ölü kocasına kelepçelenmiş bir halde hapis olarak kalır. Bu tuhaf durum, bir intikam planının parçasıdır. Odaya iki kiralık katil gelmek üzeredir ve Emma onlar gelmeden kelepçelerinden kurtulmak zorundadır.
Ben ve Marian Rolfe çifti, on bir yaşındaki oğulları David ve Ben’in teyzesi Elizabeth ile birlikte tatil yapmak ister. Bunun için, biraz bakımsız ama görkemli neoklasik tarzda eski bir villayı kiralarlar. Bu ev, yaşlı ve biraz tuhaf Allardyce kardeşler tarafından son derece düşük bir fiyata sunulmuştur. Ancak tek bir şartları vardır: Evde, çatı katında yaşayan ve odasından hiç çıkmayan anneleriyle ilgilenmeleri gerekmektedir. Ancak aile eve taşındıktan kısa bir süre sonra garip olaylar yaşanmaya başlar. Ve çok geçmeden fark ederler ki, bu ev sıradan bir yer değildir — Bu evde her ölüm gerçekleştiğinde, ev kendini yeniler.
Dışarıda, içine düştükleri tuzaktan kurtulmaya çalışan anne ve iki kızının hikayesini anlatıyor. Laura ve iki küçük kızı tatil yapmak için uzak bir göl evine gider. Genç anne eve vardıklarından burada yıllar önce yaşayan ailenin çocuğunun kaybolduğunu öğrenir. Laura, duydukları hakkında tedirgin olsa da bunun tatillerini bozmasına izin vermez. Anne ve kızları eve yerleştikten bir sonra tuhaf durumlar yaşamaya başlar. Zaman geçtikçe kabus dolu anlar yaşamaya başlayan aile kim olduğunu bilmedikleri bir psikopat tarafından korkunç bir tuzağa düşürülmüştür. Eşinden haber alamayan Shawn apar topar göl evine gittiğinde gördükleri karşısında dehşete düşer. Anne ve iki küçük kızın hayatta kalabilmek için savaşmaktan başka çaresi yoktur.