As a young professor and woman of color pursues tenure at an elite liberal arts college, she finds her moral questions coming to a head when a student, a trans man of color, asks for her support.
The Professor, ileri evrede kanser hastası ve birkaç ay sonra ölecek bir üniversite hocası olan Richard’ın aynı zamanda eşinin ihanetiyle başa çıkmaya çalışmasını ve kalan ömrünü dünyayı pek de umursamadan dolu dolu yaşamayı seçmesini anlatıyor. Richard öğretme metotlarını, hayatını ve sevmeyi yeniden keşfediyor.
Hiç birinin çalıştığı işinden kovulmasına sebep oldunuz mu? Ya da sizin yerine çalışmaya gelen kişi yüzünden işinizden ayrılmak zorunda kaldınız mı? Sizin tavrınız ne olurdu? İşte filmde lise öğretmeni Strickland ayrılmak zorunda kaldığı eski okuluna gider. Okul içerisine giren agresif öğretmen, kendisinden köşe bucak kaçan Andy Campbell ’ın peşine düşerek ondan hesabını soracaktır. Çünkü işinden olmasının sebebini Campbell olarak görmektedir. Bakalım kaçan yakalanacak mı? Kovalayan yakalayabilecek mi? Yoksa her ikisi de başarısız mı olacak?
Profesör Lawrence Wetherhold (Dennis Quaid), entelektüel çevrelerin en parlak isimlerinden birisidir, ama aşk ve aile gibi kişisel problemlerinin çözümü söz konusu olduğunda hiç başarılı değildir. Üniversite öğrencisi oğlu James (Ashton Holmes) ona güvenmediği için sırlarını açmaz. Ergenlik çağındaki kızı Vanessa (Ellen Page), okulunda tüm beklentilerin üzerinde başarı gösteren ama “herşeyden şikayet eden” yapıdaki babasının ayak izlerini takip eden, onun yolunda olan sivri dilli bir kızdır. Profesörün yıldızının bir türlü barışmadığı üvey kardeşi Chuck ise (Thomas Haden Church), hayatını özgürce yaşamayı adeta sanat haline getirmiştir.
Bir zamanların ünlü ve ödüllü senaristi Keith Michaels, aradan geçen 15 yıl içerisinde hayatının tepetaklak oluşuna tanık olmuştur. Boşanan ve 50'li yaşlarına yaklaşan Keith, uzun yıllardır ses getiren yeni bir senaryo yazamadığı için maddi anlamda da uçuruma gitmektedir. Bu nedenle New York'ta bir üniversitenin senaryo dersleri için eğitmenlik yapması teklifini kabul ederken tereddüt yaşamaz. Keith Michaels, bir yandan derslerin sorumluluklarını yerine getirip diğer yandan da yeni bir senaryo yazma girişimlerine odaklanır. Keith'in hayatı öğrencilerinden biri olan, iki çocuk annesi Holly ile tanıştıktan sonra değişmeye başlar.
Apartheid’in acımasız yüzüne tanık olan beyaz bir öğretmenin çarpıcı dönüşümü! Ben du Toit, sıradan bir hayat sürerken, bahçıvanının polis şiddetiyle öldürülen oğlu için adalet arayışına girer. Sistemin baskılarına rağmen gerçeklerin peşinden giden Ben, hukukun çaresizliğiyle yüzleşir.