San Diego'lu bir genç, Euripides'in Orestes tragedyasından esinlenerek antika bir kılıçla annesini öldürdükten sonra iki kişiyi kendi evinde rehin alır. Yüksek lisans öğrencisi Brad McCullum'ın şehrin kıyısında geçen bu cinai öyküsü, iyi bir dedektif ve genç adamın arkadaşlarının olayı çözme çabalarıyla sürer. Amaç hem McCullum'ın niyetini anlamak hem de rehineleri kurtarmaktır.
Kale Brecht (Shia LaBeouf), babasının kazayla trajik ölümünden sonra girdiği bunalımı atlatmaya çalışan sorunlu bir gençtir. Asık yüzlü, içine kapanık ve çekingendir. İşlediği küçük bir suçtan dolayı yargıç tarafından ev hapsi cezasına çarptırılır. Annesi Julie ise (Carrie-Anne Moss) evin geçimini sağlayabilmek için gece gündüz çalışmaktadır. Tek isteği kayıtsız ve bezgin davranışlarda bulunan oğlunun ihtiyaçlarını karşılayabilmek ,ona babasının eksikliğini hissettirmemek ve iyi bir gelecek sağlayabilmektir. Evinin duvarları adeta Kale’in üzerine üzerine gelmektedir. Zaman geçirebilmek için tüm ilgisini pencerenin dışındaki komşu evlerine yöneltince röntgenci bir genç olup çıkar.
Ethan ve Sean bir deney yapmaya karar verirler ve Ethan’ın komşusunu gözetlemeye başlarlar. Ethan adamdan oldukça kötü bir şekilde bahsetmektedir ancak olayların iç yüzü aralandıkça her şey bir bir ortaya çıkmaya başlar.
Jesse finds himself struggling to get his job back as the Paradise police chief, and he is forced to rely on his cop intuition to sort through a maze of misleading clues and hidden meanings as he attempts to solve a shocking and horrifying mob-related double homicide.
Sara için 18. yaş günü demek özgürlük ve hep hayalini kurduğu ülke turu demektir. Kız kardeşi ve annesi ile odasında bu hayaliyle ilgili sohbet eden Sara’nın hesaba katmadığı bir durum vardır ne yazık ki, babası. Hayalini o güne dek ciddiye almayan babası, sohbete kulak misafiri olduğunda Sara’nın ciddi olduğunu düşünmeye başlar.