A ship, fifteen men, the river. A sensory film, a journey towards introspection. A portrait of loneliness, labour and absence, on board this floating society trapped in time. Could it be the reflection of our own « life on board »?
Film, 2010 yılında hayata veda eden ünlü İngiliz tasarımcı Lee Alexander McQueen’in efsanevi dünyasını anlatıyor. Tasarımcının çocukluk ve ilk gençlik yıllarını sarsıcı bir atmosferle aktaran belgesel, McQueen’in efsanevi şovlarının arkasındaki çarpıcı gerçeklere de odaklanıyor. 27 yaşında Givenchy‘nin başına geçen tasarımcının ikonik tarzı, onu endüstrinin gotik yüzü hâline getirirken; belgesel McQueen’i tanımak için de ideal bir ortam yaratıyor.
A documentary about the making of David Fincher's 2008 film THE CURIOUS CASE OF BENJAMIN BUTTON. Virtually every element in the evolution of the Fincher's film is documented here, from the project's attachment to numerous other directors during the 1990s, to its shoot in 2006 and 2007 in New Orleans, to its complex, CGI-intensive postproduction process.
A 1993 documentary film about Bruce Lee. The film includes interviews from some of his fellow students and opponents who worked alongside him in his movies.
Yönetmen Ursula Macfarlane (Untouchable) ile yapımcı Alexandra Lacey, Anna Nicole Smith adıyla ünlenen model ve oyuncu Vickie Lynn Hogan'ın yaşamını, ölümünü ve sırlarını insancıl bir yaklaşımla cesurca mercek altına alıyor. Anna Nicole'un 1992 yılında Playboy'a ilk kez verdiği pozlarla yakaladığı şöhret, Amerikan rüyasının timsali hâline gelmişti. Ancak 2007'deki zamansız ölümü, bu rüyanın trajik sonu oldu. "ANNA NICOLE SMITH: BENİ TANIMIYORSUNUZ" daha önce hiç yayınlanmamış görüntülere, özel kamera arşivlerine ve şimdiye dek sessizliğini korumuş önemli isimlerle yapılan röportajlara yer veriyor. Belgesel, Anna Nicole'un vücut verdiği mükemmel sarışın bomba imajının ardındaki neredeyse hiç bilinmeyen öyküsünü yeni bir bakış açısıyla ve tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriyor.
Reggio'nun "Qatsi" üçlemesinin son parçasıdır ve teknolojinin insan yaşamı üzerindeki etkilerini sorgulayan derin bir anlatım sunar. Görsel olarak çarpıcı sahnelerle doludur ve izleyiciyi modern dünyanın karmaşasıyla yüzleşmeye davet eder. "Naqoyqatsi," kelime anlamıyla "savaşın yokluğu" demektir ve bu bağlamda, savaş ve şiddetin yerini alan teknolojik gelişmelerin, insan ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü araştırır. Film, görüntülerin yanı sıra, Philip Glass’ın büyüleyici müziğiyle de desteklenmektedir; bu müzik, filmin atmosferine derinlik katarak izleyicilerin duygusal tepkilerini güçlendirir. Hem görsel hem de işitsel düzeyde zengin bir deneyim sunarak, izleyiciyi düşündüren ve sorgulatan bir yapıt olarak öne çıkmaktadır.