Vampires Vs. The Bronx, bir grup gencin macerasını konu ediniyor. Bronx'lu arkadaş grubu, mahallesini vampir çetesinden koruyabilmek için savaş verme kararı alır.
Reclusive vampires lounge in a lonely American town. They wear sunscreen to protect themselves. A descendant of Van Helsing arrives with hilarious consequences.
Gazeteci Joe Weber, oğlu Jeremy ile halasından miras kalan harap eve taşınmak için Salem’s Lot’a gelir. Geceleri, ölmüş halasını canlı olarak görür; çünkü kasaba vampirlerle doludur. Vampirler, Joe’ya kan emmenin o kadar kötü olmadığını ve genellikle sığır kanıyla beslendiklerini söyler. Joe, güzel bir vampir kızla bir çocuk sahibi olur ve Jeremy gece okuluna giderken kasabada kabul görmüş gibi görünürler. Ancak vampir avcısı Van Meer, çekiç ve kazıkla ortaya çıkar ve tehlike başlar.
Son sınıf öğrencisi Charlie Brewster her şeye sahiptir. Popüler bir arkadaş kitlesi vardır ve lisenin en seksi kızıyla birliktedir. Hatta o kadar havalıdır ki en yakın arkadaşı Ed'i bile küçük görmektedir. Charlie'nin esrarengiz yabancı Jerry ile komşu olmasıyla birlikte bela kapasını çalar. Jerry, ilk etapta harika biri gibidir ama onda bir tuhaflık vardır ve kimse bu tuhaflığı fark etmez. Oldukça alışılmadık şeylere şahit olan Charlie çok doğru bir sonuca varır: Jerry, mahallede avlanan bir vampirdir. Doğruyu söylediğine kimseyi inandıramayan Charlie, canavardan kurtulmanın bir yolunu bulmak zorundadır.
Onyx joins a group of fellow occultists to attend a dark ritual at the mansion of their idol, Bartok. Suspecting Bartok’s nefarious intentions, Onyx is suddenly immersed in a world of monsters, mystery, and mayhem.
When a group of naive teens working at a movie theater in a small Christian town discover a mysterious film hidden in its basement, they unleash an alluring succubus who gives them a sex education…written in blood.