A woman is blessed with a unique ability where everything she utters becomes true. This also proves to be a curse to the people around her who stay away from her, afraid of inviting trouble.
Bu yapımı takip etmek ve bölümleri işaretlemek için giriş yap.
Yorumlar
Yorum yazmak için giriş yap.
Bunları da sevebilirsiniz
Bunu izleyenlerin sonra izlediklerinden seçildi.
Film5.8
Dram
Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.
When Tragedy Strikes three Families, their Destiny forces them on a coverging path and mercy as the challenges of their fate could also resurrect their beliefs
Jude ve Mina, New York’ta tesadüf eseri tanışıp beraber olmaya başlarlar. Jude’un hareketli kişiliğini Mina sakinliğiyle tamamlayınca, kusursuz ilişkileri evliliğe kadar gider. Ancak bu kusursuz denge, bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından bozulur ve çiftin aslında ebeveynlik konusunda birbirlerinden çok farklı düşündükleri ortaya çıkar. Mina vegan beslenme ve arınmayı bir saplantı haline getirmiştir ve ağır bir diyet yapmaktadır. Üstelik bu diyeti bebeğine de uygulamaya çalışmaktadır. Bebeğin büyüme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını gören Jude, duruma müdahale etmeye çalışır ancak bu bir ölüm kalım savaşına dönüşecektir.
Amber Appleton, bir otobüste yaşamaktadır. Annesinin erkek arkadaşının onları kovmasından sonra Amber, annesi ve sadık köpekleri Boby Big Boy ile birlikte, annesinin kullandığı okul otobüsü ‘Hello Yeloow’un arkasında kamp kurarlar. Umut ve iyimserlik prensesi olan Amber, kötü şeyleri kafasına takmamaktadır. O artık, alkolik annesi ve arkadaşlarının hayatını kurtarmaya odaklanır.
1959 yılında Michigan Ypsilanti Hastanesinde çalışan Dr. Alan Stone’un üç paranoyak ve şizofren hastanın tedavisinde deneysel yollar kullanmasına odaklanıyor. Dr. Stone bu hastalıkları elektroşok ve ilaçlar gibi agresif tedavi yöntemleri ile tedavi etmek yerine daha basit bir yol seçer. Hastaları aynı odaya koyan Dr. Stone onların hayallerini yaşamasına müsaade eder ve devrim niteliğinde yeni bir tedavi yolu bulur.
İki kararlı anne, bir tanesi bir öğretmen çocuklarının şehir okulunda çöken iç dünyalarını dönüştürmeye çalışmak için çaba harcamaktadırlar. Güçlü ve engelleyici bir bürokrasiyle başa çıkmak zorundadırlar fakat eğitim sisteminde ve çocuklarının gelecekleri için gerekli değişimi yaratmak amacıyla herşeylerini riske atarlar.