Belgesel tadındaki bu film, 13 Eylül 1996 tarihinde Las Vegas, Nevada’da 4 el ateşle vurulan ve hastaneye kaldırıldıktan 6 gün sonra 25 yaşında vefat eden rap müziğin efsanevi sanatçısı ve aynı zamanda da oyuncu, şair ve aktivist olan Tupac Shakur‘un hayatını bilinmeyen yönleriyle anlatıyor.
La Noche de 12 Años, son 12 yıllarını geçirecekleri hücrelere götürülen 3 siyasi tutuklunun hikayesini anlatıyor. 1973 yılında Uruguay, askeri diktatörlük ile yönetilmekteydi. Bir sonbahar gecesi üç siyasi tutuklu, düzenlenen gizli bir operasyonla hapishanedeki hücrelerinden alınarak bilmedikleri bir yere götürülür. Burası onların son 12 yıllarını geçirecekleri hücreleridir. Yapılmak istenen şey bellidir; mahkumlar öldürülmeyecek ama delirtilecektir. Yeni hücrelerinde deliliğe terk edilen mahkumlar arasında yıllar sonra Uruguay Başkanı olan Jose Pepe Mujica da vardır.
Richard Jewell, 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda Centennial Olympic Parkı’nda yaşananlara odaklanıyor. 1996 yılında düzenlenen Yaz Olimpiyatları sırasında Centennial Olympic Parkı’nda bombalı saldırı düzenlenmiştir. Yaşanan olayların suçlusu ise Richard Jewell görülür. Güvenlik görevlisi olarak çalışan Richard Jewell, saldırı sırasında onlarca insanın hayatını kurtarsa da basında çıkan haberler onun terörist olduğunu söylemektedir. Olayın ardından hayatı tepetaklak olan Jewell’in suçsuz olduğu ise birkaç ay sonra ortaya çıkar. Gerçek suçlunun ortaya çıkması ile aklanan Richard Jewell’in hayatı ise asla eskisi gibi olmaz.
A destitute WWI veteran is hired to help carry out restoration work on a medieval mural in a rural Yorkshire church. While living in the quiet village, he forms a close friendship with an archaeologist and begins to come to terms with his trauma.
Cesaret, çılgınlık ve Meksikalıların pratik zekâsı. 1986'da Meksika, tüm olumsuzluklara rağmen futbolun en önemli turnuvasına ev sahipliği yaptı. Peki bu başarı nasıl elde edildi?
Babasının ölümüyle sarsılan, evin bakıcısı tarafından sevilen ama aynı zamanda bu süre zarfında cinsel istismara uğrayan, bir leydi ile dost olan ve sonuç olarak onunla Chelsea´de yaşamaya başlayan Turner, tüm bu hayatında olup biten karmaşanın yanında aslında çok büyük bir yeteneğe sahiptir. Resim yapmak, gezi keşiflerine çıkmak, hatta genelevleri ziyaret etmek, gemilerle denizlere açılmak, üst sınıfın arasına girmek gibi birçok değişik aktivitede bulunması onu diğer ressamlardan farklı kılmış, ve hem kraliyetin hem de halkın eserlerini takdir etmesini sağlamıştır.