Things have been happening in the peaceful presbytery of Father Mathias, the village priest, since charming nuns have occupied the neighboring convent. Among them, Sister Christine who have an explosive temperament and Sister Nathalie a young virgin who only asks to be initiated.
In eighteenth-century France, a girl is forced against her will to take vows as a nun. Three mothers superior treat her in radically different ways, ranging from maternal concern, to sadistic persecution, to lesbian desire.
Anne and Lore, neighbors and best friends, barely into their teens, board at a convent school where they have taken a vow to sin and to serve Satan. Anne keeps a secret diary, they read a salacious novel, they get a classmate in trouble, they spy on the nuns, they set aside their communion wafers; they make a pact of devotion.
Judith C. Brown’un “Immodest Acts: The Life of a Lesbian Nun in Renaissance Italy” adlı romanından uyarlanan film, 17. yüzyılın İtalya’sında geçiyor. Rahibe Benedetta Carlini, oldukça dindar ve önsezili biri olarak takdir görmüş bir kadındır. Ancak Benedetta, o dönemde ölüm cezasına çarptırılabileceği cinsel arzularına söz geçiremez ve kendisi gibi bir rahibeyle aşk yaşamaya başlar. Bu ortaya çıktığında eşcinsellik ve cadılık gibi suçlamalara maruz kalan Benedetta, 35 yıl hapis cezasına çarptırılır.
Joanna Crane (Kathleen Turner) gündüzleri işkolik bir moda tasarımcısıdır. Geceleri ise, China Blue adını alır ve Los Angeles sokaklarını arşınlayan edepsiz bir fahişe kılığına bürünür. Ancak peşinde bir özel dedektifin (John Laughlin) ve fanatik bir rahibin (Anthony Perkins’in inanılmaz oyunculuğu ile akıllara kazınıyor) olduğunu öğrendiğinde Joanna’nın, yozlaşmış ikili hayatını sürdürmesi zorlaşır. Çılgınca tutkuların ve kutsal takıntıların yönettiği bir dünyada, herhangi bir kadın en tehlikeli duygularını deneyimleyebilir mi?
Bebekleri ana karnındayken yaşamını yitiren Kate ve John büyük bir travma yaşamışlardır. Hayatları perişan olan çift bir çıkış yolu bulmak zorundadırlar. Bu elim olay hem evliliklerini hem de Kate'in kırılgan ruh halini olumsuz yönde etkilemiştir çünkü Kate, kabusların ve geçmişinden gelen şeytani ruhların pençesindedir. Yaşamlarını olağan hale sokmaya çalışan çift bir çocuk daha evlat edinmeye karar verir. Gerek John gerek Kate yöredeki bir yetimhanede Esther adındaki "küçük bir kıza" adeta çekildiklerini hissederler. Ama Esther'in büyük sırları vardır. Ailesinin güvenliğinden endişe eden Kate, John'a ve diğerlerine Esther'ın sevimli maskesinin ardındaki yüzünü göstermeye çalışır. Ama uyarılarına kulak asılmaz ve belki de herkes için çok geç olana dek bu durum devam eder.
Fransanın bağımsız Loudun eyaletindeki Ursuline rahibelerinin şeytan tarafından ele geçirilmelerine sebep olan büyüleri yapmakla suçlanan Peder Urbain Grandier’in, bildik şeytan filmleriyle alakası olmayan, akla hayale seslenen hikayesi. Sene 1634.