When a foreign national is raped by an influential minister’s sons, she attempts to seek justice, but it only leads to an agonising and infuriating series of events.
Anthony Lowe (Van Damme) çalıştığı birimde çok da sevilmeyen bir polistir. Düzenlediği basın operasyonu başarısızlıkla sonuçlanır. Hem tüm New Orleans'ı haraca kesen Callaghan (Stephen Rea) ellerinden kaçmıştır hem de iki polis memuru hunharca öldürülmüştür. Lowe, öç almaya and içer. Callaghan ile geçmişten kalan bir hesapları da vardır. Lowe, bir yandan mafyayla boğuşurken diğer yandan da sorunlu evliliğini kurtarmaya çalışmaktadır. Eşi Valerie (Selina Giles) hamiledir. Ama çocuk başkasındandır. Mafyanın acıması yoktur. New Orleans sokakları daha önce hiç tanık olmadığı bir kan gölüne dönüşecektir
Mother Holly McCord is driven to extremes to save the life of her young son. Even if it means hauling black market drugs in her souped-up truck, with the Feds in hot pursuit. With two bounties on her head and her son’s life on the line, Holly climbs behind the wheel of “Night Train,” ready to outrun, out gun, and outlast them all.
Kasabasında huzuru sağladıktan sonra Nick (Sorbo) şeriflik görevinden ayrılır. FBI ajanı ve onun 12 yaşındaki kızıyla yeni bir yaşama başlamak için Dallas'a taşınır. Sadece 'erkek arkadaş' olmanın zorluğu yetmezmiş gibi acımasız bir uyuşturucu kaçakçısı federal bir davanın görgü tanıklarını hedef alınca kimsenin birbirine güvenmediği bir savaşın ortasında bulur. Nick artık vahşi çeteyle çatışma halindedir. Onun kasabada kullandığı taktik zorlu şehir sokaklarında pek işe yaramamaktadır. Kendi sahip olduğunu korumak için durmaya niyeti yoktur.
Kural tanımayan, gözüpek polis Jack Murphy, cinayet büroda on altı yıldır kendi kurallarıyla çalışmaktadır. Ancak karısı ve sevgilisinin kendi hizmet tabancasıyla öldürülmesiyle bütün deliller onu işaret eder. Şüpheli olarak meslektaşları tarafından tutuklanır. Murphy kaçmayı başarır, ancak yanında isteksiz bir yol arkadaşı vardır: Arabella adlı bir araba hırsızı, kelepçeyle ona bağlı olduğu için kaçışına ortak olmak zorunda kalır. Zaman daralırken Murphy'nin tek hedefi vardır: Gerçek katili bulmak.
Bir yazarın New York'ta kendine kurduğu mükemmel hayatı, bir gerçek suç belgeseli yüzünden korkunç lise geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalmasıyla birlikte altüst olur.