While on a fishing trip, Harry Baldwin and his family hear an explosion and realize that Los Angeles has been leveled by a nuclear attack. Looters and killers are everywhere. Escaping to the hills with his family, he sets about the business of surviving in a world where, he knows, the old ideals of humanity will be the first casualties.
Hırslı bir gazete muhabiri olan Richard Dees (Miguel Ferrer), "Gece Katili" adıyla bilinen gizemli bir seri katilin peşine düşer. Katil, küçük havaalanlarına iniş yapan karanlık bir uçak kullanmakta ve kurbanlarının kanını içmektedir. Dees, bu korkunç hikayeyi ortaya çıkarmak için her şeyi göze alır, ancak gerçekler onu beklediğinden çok daha tehlikeli bir yola sürükler. Katilin izini süren Dees, karanlık sırlarla dolu bir dünyaya adım atar. Her adımda, Gece Katili'nin gerçek kimliği ve amacı hakkında daha fazla şey öğrenirken, kendi aklını da yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalır.
Gizemli yaratıkların istila ettiği dünyada bir hafızasını kaybetmiş genç adam, kayıp kız arkadaşını bulmak için eksantrik bir hayatta kalma uzmanıyla iş birliği yapar. Lowell Dean'ın yazıp yönettiği filmde "Matrix" serisinin Trinity'si Carrie-Anne Moss ve Douglas Smith'i izliyoruz.
Obama ve Amerikan hükümeti, İran'dan gelecek ciddi bir saldırıdan kuşkulanmaktadır ve savaş ilan eder. Çin ve Rusya İran'ın yanında; İngiltere ve İsrail ise Amerika'nın tarafındadır. Böylece 3. Dünya Savaşı başlamış olur. Nükleer ve kimyasal silahların kullanılmasıyla dünya nüfusu gitgide azalmaya başlar. Peter, kızı ve nefret ettiği komşusu Maine'in Bangor şehrinde hayatta kalan tek insanlardır. Şimdi hesaba katmadıkları o düşmana karşı bir arada olmaları gerekmektedir.