Gerçek olaylardan ilham alan bu dramada, FBI'ı peşine takan Ted Kaczynski'nin Harvardlı bir dâhi ve denekten Unabomber'lığa uzanan serüveni gözler önüne seriliyor.
Gerçek olaylara dayanan, gözden düşmüş bir polis dedektifi, şiddet içeren bir suç örgütünü ifşa etmek için gizli göreve giderek kefaretini arıyor. Ancak mafyanın derinliklerine battıkça, affedilmenin bedeli karşılayabileceğinden daha yüksek olabilir.
Pilot olan Jim ailesiyle beraber kendi uçaklarıyla tatilden dönerken FBI havaalanını basıp uçakta milyonlarca dolarlık kokain bulur. Jim bu illegal yükü ailesini geçindirmek için taşıdığı ve ticaret yanına bakmadığı için FBI, asıl kaynağı yakalamak için onunla işbirliği yapar. FBI’ın gözlemi altında Jim ve ailesi hayatlarına devam ederken yanlarındaki eve 70’li yılların en popüler arabalarından olan Pontiac GTO’nun tasarımcısı John DeLorean taşınır. Kendi adı altında tutku projesini gerçekleştirmek için yatırım arayan John, DeLorean marka arabasını üretmek için fabrikayı kurmayı başarsa da milyonlarca dolar borca batar. Uyuşturucu şebekesini ortaya çıkarmak için FBI ile çalışan Jim’in aklına harika bir fikir gelir: John’u da bu kirli işe karıştırarak daha da büyük bir olayı ortaya çıkarmak!
Bir terörist tarafından gizlinen üç atom bombası, ABD’nin en büyük kabusu haline gelir. Yerleri bilinmeyen bu bombaların yerleştirilmesine iki gün kala, bir sorgu yargıcı ile FBI ajanı bu silahları bulmak için mücadeleye girişirler.Film, Yusuf isimli Amerikalı Müslümanın bir video kaydı yapmasıyla başlar. FBI özel ajanı Helen Brody ve ekibi, haberlerden Yusuf'un arandığını öğrenince bir soruşturma başlatırlar.Özel bir sorgu yargıcı olan H, Yusuf'un videoda bahsettiği nükleer bombaların yerini bulmak için işe koyulur ve Yusuf'u bulduğu anda parmaklarından birini keserek, caniliğini ve kararlılığını ispatlar. Böylelikle Brody iyi polis, H kötü polis olmuştur. Yusuf ise işkenceye katlanmaya eğitimli biridir ve sessizliğini bozmaz. Bu işin içinde ise başka iş vardır, film absürdlüğünü gizleyip sonradan ortaya çıkaran, seyirciyi ters köşeye yatıran bir özelliğe sahip.
Eddie Coyle (Robert Mitchum) hapse geri dönmek üzere. Hapse girmemek için federallerle çalışmaya karar veren Eddie, onlara silah kaçakçılarının isimlerini vermek zorunda kalıyor. Ama aynı zamanda banka soygunurehincilik yapan dostlarına kaçak silah sağlıyor. Bu ikilemden kurtulmak Eddie için ölüm kalım mücadelesi anlamına geliyor. George V.Higgins`in romanından uyarlanmış bir kara-film.