Nancy Drew, yaşadığı yer olan Horseshoe Bay'deki gizemli olayları çözmeye çalışan genç ve zeki bir dedektiftir. Nancy'nin annesinin ani ölümü, üniversite hayallerini suya düşürür. Üniversiteye yeniden başvuru yapabilmesi için öncelikle annesinin gizemli ölümünü çözmeye karar verir. Ancak kasabanın önemli isimlerinden biri öldürüldüğünde, Nancy kendini şüpheliler arasında bulur. Diğer şüpheliler arasında Nancy'nin okuldaki başdüşmanı George Fan, geçmişi gizemler içinde olan zengin kız Bess Marvin, Nancy'nin erkek arkadaşı Ned Nick Nickerson ve Ace yer alıyordur. Bu olay için beş gencin bir araya gelmesi ve isimlerini temize çıkarmaları gerekmektedir. Ancak çözmeye çalıştıkları olay onları daha da fazla gizemin içine sürükleyecektir. Tüm bu olaylar Nancy'yi dedektif Karen Hart ile çıkan babasıyla fikir ayrılığına götürür. Bu sırada doğaüstü varlıklar da Nancy'nin peşini bırakmayacaktır.
Yaklaşık bir yıl önce meydana gelen yıkıcı bir sel felaketi, cennet gibi bir kasabada yaşayan 5 kişinin canını almış. Talihsiz olayın bir yıl sonrasındayız. Selin akabinde kasabada esrarengiz bir bitki ortaya çıkmış durumda. Söz konusu bitkinin canlılara gençliğini geri kazandırma konusunda olağanüstü bir etkisi mevcut. Bu hayallerin ötesindeki bitkiyi kullanmanın bir kural kitabı yok elbette. Ne kadar yemek gerekir? Etkisi kalıcı mı yoksa geçici mi? Her canlıda aynı etkiyi yaratır mı? Ortaya çıkma sebebi tam olarak ne? Bunlar vb. sorular cevaplanmayı bekleyen sorular konumunda. Ve elbette bu çok güçlü mucizevi bitkinin büyük bir kaosa yol açmaması için sır olarak kalması gerek.
Doğa harikası bir atmosfer içinde, gelen konukların tüm fantezilerinin gerçekleştirildiği adanın yeni misafirlerinden biri de yerel bir sabah programı sunucusudur ve basit bir isteği vardır; aç olduğunu farkedene kadar yemek. Ölümcül bir hastalığa yakalandıktan sonra, kocasıyla birlikte adaya gelen Ruby Akuda'ya ise yaşam için ikinci bir şans verilir.
Genç Victoria "Vic" McQueen, kayıp nesneleri bulmasına yardımcı olan portalların kilidini açma gücüne sahip olduğunu keşfeder. Bu gizli evrene daha da derinlemesine daldıkça, bazıları iyi niyetli, bazıları ise güçleri tarafından yozlaşmış birçok "iç dünya yolcusu" ile karşılaşır. Vic, çocukların ruhlarıyla beslenerek ölümsüz kalan Charlie Manx ile karşılaştığında, Manx'ı yeminli bir düşman edinir.
Lost Girl, doğaüstü baştan çıkarıcı ‘Bo’nun (Anna Silk) hayatını konu alıyor. ‘Bo’ aslında bir ‘Succubus’ yani ölümlülerin seksüel enerjilerinden beslenen bayan bir iblis. Bo normal bir kız gibi insan ailesinin yanında büyüdü ve normal bir kız olduğuna inanıyordu ta ki erkek arkadaşı ile ilk seksüel faaliyetinde bütün enerjisini emene kadar. Şimdi tek başına yollarda ve korkuyor. Sonraları kendisinin bir ‘Fae’, milenyum yıllarına kadar sırlarını başarı ile korumuş efsanevi yaratık grubu, olduğunu keşfeder. Yanlız olmadığını öğrendiğinde dehşete düşer, ‘Fae’ ve insan arasında orta yolda gitmeye karar verir ve geçmişini nereden, nasıl geldiğini öğrenmeyi kendine görev olarak sayar, bu görevin ilk aşaması ise biyolojik annesini bulmaktır.
Bo’ya dizide şekilden şekile giren dedektif Dyson rolünde Kris Holden-Reid, kendisine bilimsel yollardan yardım etmeye çalışan insan doktor Lauren rolünde Zoie Palmer, en iyi arkadaşı olarak Kenzie rolünde iki kere Gemini Award ödülünü kazanan Ksenia Solo eşlik ediyor. Kadroda ayrıca Rick Howard’ı Trick rolünde, arkadaş canlısı ama bir şeyler gizlemeye çalışan bar sahibi ve Emmanuelle Vaugier yer alıyor.