Etiyopya'lı bir yetim, mülteci olarak İngiltere'ye kaçar. Büyüdükçe, göçmen ve mültecilerin aileleriyle bir araya gelmelerine yardımcı olmak için çalışır.
15-year-old Rocks fears that she and her little brother Emmanuel will be taken into care and forced apart if anyone finds out that their mother has left them. Against all odds, and with the help of her loyal friends, she evades the authorities and navigates the most defining days of her young life.
İngiltere’nin kuzeyinde, madenleri kapatılmış küçük bir kasabanın sakinleri için beklenmedik bir sabah olur. Geçim kaynakları sınırlı bu kasabaya mülteci ailelerin gelmesi bazılarını huzursuz eder. Başlarda zor olsa da zaman içinde aslında birbirlerinden farkları olmadığını gören iki taraf da birbirini kucaklayacaktır.
1983 yılında başlayan iç savaş yüzünden yetim kalan üç genç güvenli bir yer bulma amacıyla yürüyerek binlerce mil yol kat eder. İyi Bir Yalan, bu üç gencin hayatta kalma ve zafer hikayesinden yola çıkıyor. Bu "Kayıp Çocuklar" yaşadıkları kültür karmaşasında yabancılarla komik ve dramatik mücadeler vererek Amerika’da yaşamaya çalışacaklardır.
Amerikalı yazar ve tarihçi Deborah Esther Lipstadt'ın “History on Trial: My Day in Court with a Holocaust Denier” adlı romanında anlattığı gerçek hikayesinden uyarlanan filmde, Deborah Lipstadt’ın (Rachel Weisz) 2. Dünya Savaşı'nda Yahudi Soykırımı yaşanmadığını savunan İngiliz yazar David Irving'e (Timothy Spall) karşı verdiği hukuk mücadelesi anlatılıyor.
Sırayla gezgin, yazar, arkeolog, kaşif, kartograf ve yirminci yüzyılın başlarında İngiliz İmparatorluğu adına görev alan siyasi ataşe olan Gertrude Bell’in hikayesinin anlatıldığı filmde aslında halktan biri olan Bell, modern Irak ve Ürdün devletlerinin kurulmasına ve bu devletlerin ilk kralları olan Kral Abdullah ile Kral Faysal’ın seçilmesine yardımcı olmuş, iktidar belirlemiş bir kadındır.