Bir anne bebeğine güzel bir hikaye anlatmaktadır. Bir peri masalı gibi, prens ve prenseslerle dolu hikayeyi anlatırken, anılarını kızına aktarmak için geçmişe doğru bir yolculuğa çıkar.
8 yaşındaki Nelly, çok sevdiği büyükannesinin ölümünün ardından, ona tuhaf şekilde tanıdık gelen, kendi yaşlarındaki gizemli bir kızla ormanda karşılaşır. Yeni arkadaşıyla kısa sürede bağ kuran Nelly, yaşadığı kayıpla baş etmesini ona öğretecek fantastik bir yolculuğa çıkar.
Inspired by a true story, this film tells the shocking tale of a mother and daughter who are nothing like they seem, their tumultuous relationship ending in a brutal murder.
In 1963, Esther gives birth to Roland, the youngest of a large family. Roland is born with a club foot that prevents him from standing. Against everyone's advice, she promises her son that he will walk like the others and that he will have a fabulous life. From then on, Esther will do everything in her power to keep this promise. Through decades of trials and miracles of life, this film is the story of a true, funny and moving story, that of an incredible destiny and the greatest love there is: that of a mother for her child.
Marnie, huzurlu giden yaşantısının ardından hiç olmadık bir şekilde bütün kötü olaylar onu bulmaktadır. Kocasının ölümünün ardından hayatı alt üst olan bu kadın bunalım ve stres altında yaşamaktadır. Yalnız kaldığını farkeden Marnie bir bahaneyle Los Angeles'te yaşayan kızı Lori 'nin yanına taşınmaya karar verir. Yeni bir düzen kurmak isteyen Marnie, yeni yeni insanlarla tanışma isteği üzerine çevresini genişletmeye başlar.
Milly (Toni Collette) ve Jess (Drew Barrymore) yıllardır acı tatlı her şeylerini paylaşmış iki arkadaştır. Milly iş kariyerinde çok başarılı bir kadındır, eski rock'çı eşi Kit ile evlenmiş ve iki çocuğu olmuştur. Jess ise şehir planlamacısıdır ve sevgilisi Jago ile birlikte mutlu bir hayat sürmektedir. Ancak bir gün Milly'nin meme kanseri olduğunu öğrenmesi her şeyin bambaşka bir şekil almasına neden olacaktır. Jess'in çocuk sahibi olabilmek için gördüğü tedavi sonucu hamile kalması, birinin büyük bir yıkım yaşarken diğerinin yıllardır beklediği haberi alması, ikilinin arasına bir mesafe koyacaktır.
Bir anne, kızını kurtarmak için ne kadar ileri gidebilir? Günbatımından Önce, Geceyarısından Önce ile Oscar’a aday gösterilen; oyunculuğu kadar senaristliği ve yönetmenliğiyle de saygın bir yer kazanan Julie Delpy, yazıp yönettiği son filminde başrolü de üstleniyor. Genetik uzmanı Isabelle, mutsuz evliliğinin ardından, bütün dünyasını canından çok sevdiği kızı Zoe etrafında kurmuştur. Kızının amansız bir hastalığın pençesine kapılması üzerine Isabelle, bugüne kadar kimsenin cüret edemediği bir yolla trajedinin önüne geçmeye çabalayacaktır. Toronto Film Festivali’nin Platform bölümünde ilk gösterimi yapan Kızım Zoe, öncelikle Julie Delpy’nin müthiş oyunculuğu ve diyaloglar üzerindeki olağanüstü hakimiyeti üzerinde yükselen, bilimden çok duygusal gerçekçiliğe dayanan etkileyici ve düşündürücü bir dram.