Bunu izleyenlerin sonra izlediklerinden seçildi.
Film7.2In the Realms of the Unreal is a documentary about the reclusive Chicago-based artist Henry Darger. Henry Darger was so reclusive that when he died his neighbors were surprised to find a 15,145-page manuscript along with hundreds of paintings depicting The Story of the Vivian Girls, in What is Known as the Realms of the Unreal, of the Glodeco-Angelinnian War Storm, Cased by the Child Slave Rebellion.
2004 · 42 votes
Film6.5Film adaptation of French economist Thomas Piketty's ground-breaking global bestseller of the same name: an eye-opening journey through wealth and power.
2019 · 78 votes
Film6.2Reggio'nun "Qatsi" üçlemesinin son parçasıdır ve teknolojinin insan yaşamı üzerindeki etkilerini sorgulayan derin bir anlatım sunar. Görsel olarak çarpıcı sahnelerle doludur ve izleyiciyi modern dünyanın karmaşasıyla yüzleşmeye davet eder. "Naqoyqatsi," kelime anlamıyla "savaşın yokluğu" demektir ve bu bağlamda, savaş ve şiddetin yerini alan teknolojik gelişmelerin, insan ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü araştırır. Film, görüntülerin yanı sıra, Philip Glass’ın büyüleyici müziğiyle de desteklenmektedir; bu müzik, filmin atmosferine derinlik katarak izleyicilerin duygusal tepkilerini güçlendirir. Hem görsel hem de işitsel düzeyde zengin bir deneyim sunarak, izleyiciyi düşündüren ve sorgulatan bir yapıt olarak öne çıkmaktadır.
2002 · 163 votes
Film6.2Unravel the case of Utah therapist Jodi Hildebrandt, whose child abuse arrest with parenting YouTuber Ruby Franke exposed a twisted tale of manipulation.
2025 · 70 votes
Film7.4Film, 2010 yılında hayata veda eden ünlü İngiliz tasarımcı Lee Alexander McQueen’in efsanevi dünyasını anlatıyor. Tasarımcının çocukluk ve ilk gençlik yıllarını sarsıcı bir atmosferle aktaran belgesel, McQueen’in efsanevi şovlarının arkasındaki çarpıcı gerçeklere de odaklanıyor. 27 yaşında Givenchy‘nin başına geçen tasarımcının ikonik tarzı, onu endüstrinin gotik yüzü hâline getirirken; belgesel McQueen’i tanımak için de ideal bir ortam yaratıyor.
2018 · 146 votes
Film7.3Marina Abramovic yaklaşık kırk yıldır sanatı yeniden tanımlıyor ve kendi bedenini bir araç olarak kullanıp, meydan okuyan, şok eden ve düşündüren performanslar sergiliyor. 1995 İstanbul Bienali’nin de katılımcılarından biri olan sanatçı, günümüzün en etkili ve tartışmalı sanatçıları arasında yer alıyor. Bu belgeselde Marina’nın, New York’taki Modern Sanatlar Müzesi’nde (MoMA) gerçekleştirilecek retrospektifine hazırlanma sürecini izlerken, MoMA’da bir sandalyede hareketsiz olarak 736 saat boyunca oturduğu performansının da dahil olduğu gösterisinin üç aylık dönemine de şahit oluyoruz.
Kimler oynuyor. Birine dokun, başka nelerde oynadığını gör.
