Yıkıcı bir depremin ardından kanunsuz ve çorak bir şehre dönen Seul'da korkusuz bir avcı, çılgın bir doktorun kaçırdığı genci kurtarmak için harekete geçer.
Joong-ho eski ve kirli bir dedektif polis olup finansal sorunlar yaşarken çareyi kadın satıcılığı yapmakta bulur. Çok geçmeden bu kadınlar ortalıkta bir iz bırakmadan kaybolmaya başlarlar. Joong-ho, onları bulmaya çalışırken başka bir ipucu keşefeder. Ortadan kaybolan kadınların her biri aynı müşteri tarafından çağrılmışlardır ki içlerinden biri de henüz buluşmak üzeredir o müşteri ile. Nihayet adamı bulur ancak polis adamı göz altına alır. Şimdi Joong-ho’nun yapması gereken şey ise adam gözaltından çıkmadan kadınlardan birini bulmaktır...
Haneundae, Kore yarımadasının güney doğusunda bulunan Busan şehrine bağlı, Doğu Denizi sahil şeridinin en uğrak noktalarından biri olmakla beraber, plajları her yıl 1 milyon ziyaretçiyi kendine çekmektedir. Haeundae'nin yerlisi olan Mansik, dört yıl önce açık denizde yaptıkları balık avı seferinde bir iş arkadaşını tsunamide kaybetmiştir. O günden beri bir daha denize açılmamıştır. Küçük bir deniz ürünleri restoranını işleterek basit bir hayat sürmekte ve uzun süredir çıktığı kız arkadaşı Yeon-hee'ye evlilik teklifi yapmaya hazırlanmaktadır.
Film, yaklaşan bahar öncesinde sert bir kış geçiren Seul'de Başkan Park'a düzenlenen suikastın ardından yaşananları konu alıyor. Büyük bir kaos yaşananırken herkesin özlemini duyduğu Seul baharı beklenmedik bir yöne doğru yönelir.
Busan'daki bir banka merkezinin Başkanı olan Sung Gyu, kızı Hye In'i üniversiteye giriş sınavına arabayla götürürken, gizli bir telefon araması gelir. Bir ses onlara, arabanın altında bomba olduğunu, eğer durur veya arabadan çıkarlarsa bombanın patlayacağını söyler.