A documentary examining the decade of the 1970s as a turning point in American cinema. Some of today's best filmmakers interview the influential directors of that time.
Film yapımcıları Quentin Tarantino ve Ruggero Deodato ile yapılan röportajları içeren bu belgesel, Sergio Corbucci imzalı spagetti Western'lere saygı duruşu niteliğinde.
Ölüme meydan okuyan samimi ve eğlenceli bir aşk hikâyesinde tanınmış şairler Andrea Gibson ve Megan Falley birlikte olabilecekleri belki de son yıllarında dayanma gücü—ve beklenmedik bir neşe—buluyorlar.
An impressionistic portrait of the iconic actor Harry Dean Stanton comprised of intimate moments, film clips from some of his 250 films and his renditions of American folk songs.
“Kuantum fiziği gibi bir durum bu: İnsanlar filmi izlerken film değişmeye başlıyor.”(Yönetmen) Bir çok kült filmin radikal yorumları vardır ama hiç birisi bu konuda Stanley Kubrick’in filmi Cinnet’inin (1980) eline su dökemez herhalde. 237 No’lu Oda, Kubrick’in belki de en çok tartışılan filminin altında yatan gizli anlamları, tuhaf sembolleri ve şifreleri çözdüğünü iddia eden bir grup (belki biraz kaçık ve fazlasıyla meraklı) sinefille tanıştırıyor bizi. Cinnet’i baştan sona didik didik eden, onu hiç akla gelmeyecek biçimlerde yeniden düşünmeye sevk eden 237 No’lu Oda bizi hem ikna edici, hem de kışkırtıcı ve tuhaf teorilerle başbaşa bırakıyor. Rodney Ascher, Cinnet’ten aldığı parçalarla bu teorileri ustaca bir araya getirirken bir yandan da günümüzün sinefil kültürünün muhteşem bir portresini çiziyor. 237 No’lu Oda hiç abartısız senenin en keyifli, en kült olmayı hakeden seyirliklerinden birisi.
Part documentary, part concert film, part fever dream, this film captures the troubled spirit of America in 1975 and the joyous music that Dylan performed during the fall of that year.