Newly widowed Frank Fogle embarks on a journey to Ireland to scatter his late wife’s ashes. His estranged son, Sean, recently released from prison, agrees to join only when his father promises that they’ll never see each other again following the trip. After revelations surface about an old flame of Frank’s wife and a charming hitchhiker with plans of her own intervenes, father and son find themselves drawn together in unexpected ways.
Acımasız çöl güneşinin altında, iki savaşçı kabile karşı karşıyadır... Çöl kumlarını yıkayan savaşçılarının kanları zafer kazanan Hobeika Emiri Nesib ve rakibi Salmaah Sultanı Amar’ı barış için şartları konuşmak zorunda bırakmıştır. Her iki tarafta Sarı Kuşak adını verdikleri hiç kimsenin yaşamadığı topraklar üzerinde hak iddia etmemeye karar vermişlerdir.
Film ünlü yazar Jack London tarafından yazılımış efsane romanın beyaz perde uyarlamasıdır. Roman 1903 yılında yayınlanmış,Londra’da en çok okunan kitap olmuş ve yazarın en iyi yapıtlarından biri sayılmıştır. Bir köpeğin yaşadığı olayları onun gözü ile anlattığı için,genelde çocuklar için uygun olarak görülür,fakat tarzında karanlık bir anlatım ve bir çok sahnesinde acımasızlık ve şiddet içerir. Hikâyede Buck adlı bir köpek anlatılır,sahibinin evinde mutlu ve huzurlu bir yaşam sürerken birden değişen hayatı vurgulanır.
When a young rancher crosses paths with a Lakota girl from a nearby reservation, her mysterious disappearance sparks a search that uncovers a harrowing past and hints at a dire future.
“Görünmez insanların gölgelerini görüyorum” diyerek dertlenen Edward, Britanya İmparatorluğu namına çalışan bir memurdur. Yıl 1917, Birmanya’nın başkenti Rangun’dayız. Evlenmemek için yıllardır nişanlısı Molly’den kıtalarca uzak durmayı beceren Edward, Molly Rangun’a geldiği gün onu terk eder ve Güneydoğu Asya’da diyar diyar, amaçsızca gezeceği Büyük Yolculuk’a başlar; ne var ki ilk günlerdeki paniği yerini giderek melankoliye bırakır. Bu çaresiz kaçışla eğlenen, evlenmeye kararlı Molly, zayıf Edward’ın peşini bırakmaz. Hınzırlığını hiç kenara bırakmayan, çarpıcı görselliğinden hiç ödün vermeyen Büyük Yolculuk buluntu bir egzotik belgeseli çağrıştırıyor. Emperyalizm, modernite ve hareketlilik üzerine özgün bir eleştiri sunan Büyük Yolculuk tarihi olay örgüsüne modern öğeler serpiştirerek mekân ve zamanı da kendince büküyor. Büyük Yolculuk, 2012’de Tabu ile büyük ses getiren Portekizli ünlü yönetmen Miguel Gomes’in altıncı uzun metrajlı filmi ve Portekiz’in Oscar adayı.